Akciğer kanseri, hava yolunu ve hava keseciklerini örten dokunun kontrolsüz büyümesi ile fonksiyonel ve anatomik bozulmanın olması olarak tanımlanabilir.
Akciğer kanseri ülkemizde ve dünyada, erkeklerde ve meme kanserinden sonra kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Erkeklerde nerdeyse birinci sırada yer alırken, kadınlarda da her geçen yıl bir üst sıralara tırmanan akciğer kanseri, yaşam kaybı açısından meme kanserinden sonra ikinci sıradadır.
Akciğer kanseri saptanan hastaların yüzde 85’ini sigara içen hastalar oluşturur. Sigara dışında akciğer kanseri için risk faktörleri arasında; hava - çevre kirliliği, radon, asbest, uranyum, dizel egzozu, daha önce göğüs bölgesine radyasyon almış olmak (Meme kanseri ya da lenfoma benzeri hastalıkların tedavisi için), beslenme bozukluğu ve doğumsal (Ailevi) nedenlerdir.
Birçok belirti olmakla birlikte akciğer kanserinin en sık görülen nedenleri öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı, bazı normal fonksiyonların azalması veya bozulmasıdır.
Akciğer kanseri özellikle 50-60 yaş sonrası daha sık görülmekte olup, hayatımızın normal akışını bozan belirtileri iyi değerlendirmeliyiz. Olumsuz değişimleri yakından takip ederek bu alandaki hekimlerle hızlıca paylaşmalıyız. Kronikleşen sorunları sıradan ve doğal karşılamamalıyız.
Akciğer kanseri, akciğer başta olmak üzere hava yolunu, akciğerin gözenekli süngerimsi dokusunu, damarlarını, lenf yollarını ve bezeleri tutmaktadır. Göğüs kafesi içindeki hayati organları ve dokuları etkileyebilmekte, fonksiyonlarını bozmaktadır. Komşuluk, damar, kan yolu ile de vücudun uzak ve başka organ ve yerlerine yayılabilmektedir. Bu nedenle sadece solunumsal şikayetler değil kemik ağrısı, halsizlik, baş dönmesi ve buna benzer akciğer dışı şikayetlerde de akciğer kanseri göz önünde bulundurulmalıdır.
Belirtilerin mutlaka bir uzman hekim ile paylaşılması gerekir. Açık ve detaylı bir hikâye önemlidir. Belirtilerin süresi, başlama şekli, etkileri mutlaka bilinerek ortaya konulmalıdır. Detaylı fizik muayene mutlaka yapılmalı, sonrasında radyolojik tanı metotları ve laboratuvar bulguları değerlendirilmelidir.
Akciğer sorunlarında ve özellikle akciğer kanserinde kullanılan tanı yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz:
Radyolojik yöntemler; düz akciğer grafisi, tomografi, MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme), PET-BT (Pozitron Emisyon Tomografisi-Bilgisayarlı Tomografi) ve sintigrafi, laboratuvar yöntemleri ise rutin kan tetkikleri ve tümör markerleri şeklindedir.
Bu yöntemler dışında akciğer patolojilerinde ve hastalıklarında gelişen teknoloji ve bilgi birikimi ile ileri düzeydeki tanı yöntemlerinde endoskopik girişimler; bronkoskopi, EBUS (Endobronşiyal Ultrasonografi), mediastinoskopi yanında kamera yöntemleri (VATS) ile minimal cerrahi girişimlerdir. Böylece hızlı ve doğru tanı konulması daha mümkün olmakta, radyolojik görüntüleme eşliğinde biyopsilerle de hızlı ve konforlu tanıya ulaşılabilmektedir.
Akciğer kanserinde patolojik tanı önemlidir. Kanser şüphesinde temel amaç öncelikle histo-patolojik tanı koymak ardından hastalığın evresini belirleyerek, evreleme planlamasından sonra da tedavi modellerini değerlendirmek ve karar vermektir. Özellikle tümör dokusundan çalışılan enzim ve mutasyon analizleri doğrultusunda hastaya spesifik kanser tedavileri yapılmaktadır.
Tıpta hastalık yok hasta vardır. Her hastanın ayrı ayrı değerlendirilerek, yol alınması gerekir.
Akciğerde kötü huylu bir problem saptandığında, eğer yapılabiliyorsa birinci öncek cerrahi tedavidir. Maalesef akciğer tanısı konulan hastaların yalnızca yüzde 25’i erken evrede saptanıp ameliyat ile tedavi şansına ulaşabiliyor. Tümör tamamı ile temizlenecek şekilde çıkarılabiliyorsa bu tedavi, yaşamı kurtaran ve uzatan en etkin yöntem olmaktadır.
Hastalığın öncelikle patolojik tanısı konmalı, doğru evreleme yapılarak erken evrede tanı alan hastaları cerrahi yol ile tedavi şansı verilmelidir. Kimi hastalarda ameliyat öncesi veya sonrası onkolojik tedavi metotları kullanılmaktadır. Kemoterapi-Radyoterapi hastalıksız sağ kalımı artırmada ciddi yararlar sağlamaktadır.
Eğer cerrahi düşünülmüyor ya da hasta ameliyat olmayı istemiyorsa yine onkolojik tedavi metotlarına başvurulur. Onkolojide de önemli gelişmeler yaşıyoruz. Özellikle günümüzde immünoterapi tedavileri ameliyat sonrası hastalıksız durumu korumak adına önemli bir etkiye sahiptir. 1950’li yıllarda anestezideki modern değişim ve gelişmeler, göğüs cerrahisine önemli roller yüklemiş ve son yıllarda teknolojiyi en çok kullanan alan konumunda gelmiştir.
Endoskopik ve robotik yöntemlerle kapalı yapılan ameliyatlar, kullanılan cerrahi malzemeler, birçok ek yöntemlerle hastalığın tedavi oranına katkı sağlanmakta ve hasta konforu artmaktadır. Hastaların yoğun bakım şartlarında takibinde ve anestezindeki güven ciddi bir gelişme göstermiştir. Ameliyat sürelerinde kısalma, hastanede yatış süresinde azalma, ameliyat sonrası bakımdaki iyileşme, hemşirelik hizmetlerindeki kalite artışı, fizyoterapi ve beslenme değeri bu iyileşmenin yine önemli bir nedeni olmuştur.
Güncelleme Tarihi:2025-05-20 08:26:30
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.
GAZİANTEP ÖZEL SAĞLIK HASTANESİ A.Ş.
(SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ)
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ KAPSAMINDA AYDINLATMA METNİ
Kişisel Verilerin İşlenmesi/Korunması Hakkında Bilgilendirme
Gaziantep Özel Sağlık Hastanesi A.Ş. (SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi) olarak, her türlü kişisel verilerinizin güvenliği, mahremiyeti ve korunmasına önem vermekteyiz. Bu bilinçle, sizlere ait her türlü kişisel verinin en iyi şekilde ve özenle işlenerek muhafaza edilmesine büyük hassasiyet göstermekteyiz. Bu sorumluluğumuzun bilinci ile Türk Ceza Kanunu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatlar çerçevesinde tüzel Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verilerinizi aşağıda belirtilen şekilde işlemekteyiz.
Kişisel Verilerin Toplanması Amaçları
Hasta ve yakınlarına daha yüksek kalitede hizmet sunabilmek amacı ile kişisel verilerinizi, verilen hizmetin niteliğine bağlı olarak Çağrı Merkezi, internet, mobil uygulamalar, fiziksel mekânlar ve benzeri kanallardan sözlü, yazılı, görsel, ya da elektronik olarak elde etmekteyiz. Bu çerçevede tüm tıbbî teşhis, muayene, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli olan ve bu amaçla elde edilen kişisel sağlık verisi başta olmak üzere, başlıca genel ve özel nitelikli kişisel veriler aşağıda sıralanmıştır;
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Yukarıda sayılmış olan kişisel verileriniz ile özel nitelikli kişisel verileriniz aşağıdaki amaçlar ile işlenmektedir.
Yukarıda sayılan Kişisel ve Özel Nitelikli Verileriniz Özel Sani Konukoğlu Hastanesi ve dış hizmet sağlayıcıların bünyesinde fiziki ve elektronik arşivlerde titizlikle mevzuat hükümlerine uygun olarak muhafaza edilecektir.
Kişisel Verilerin Aktarılması
Kişisel verileriniz, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu, Sağlık Uygulama Tebliği, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği…vb. Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve konuya ilişkin diğer merkezi idarelerin düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleri çerçevesinde ve yukarıda açıklanan amaçlarla;
Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Nedenleri
Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda belirtilen amaçlar ve Özel Sani Konukoğlu Hastanesi faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda hastanemizin akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki nedenleri;
(Kanun’un 6. maddesi 3. Fıkrası “Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.”
Kişisel Verilerinizin Korunmasına Yönelik Haklarınız
6698 Sayılı KVKK 11. Maddesi hükmü gereğince kişisel veri sahibi hastanemize müracaatta bulunarak kişisel verileri ile ilgili aşağıdaki haklardan faydalanabilir;
Kişisel Veri Güvenliği ve Bilgi Talep Hakkı
Kişisel verilerinizin güvenliği teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere karşı uygun bir şekilde bilgi talepleriniz karşılanmaktadır.
6698 KVKK kapsamındaki taleplerinizi, “www.sankohastanesi.com.tr” web adresindeki “KİŞİSEL VERİLERE ERİŞİM BİLGİ TALEP FORMU” nu doldurarak;
BİLGİ TALEP FORMU İÇİN TIKLAYINIZ