• International Patient
  • İnsan Kaynakları
    • Formu Doldur
    • CV Gönder
  • İhale İlanları
  • info@sankotip.com
  • Türkçe
    • English
      English
    • Arabic
      Arabic
    • Kurdish
      Kurdish
Evde Hizmet Evde Hizmet Hızlı Randevu
Sani Konukoğlu
  • Anasayfa
  • Kurumsal
    • Tarihçe
    • Vizyon & Misyon
    • SKS Kalite Yönetimi
      • Kalite Birimi Çalışanları
      • T.C Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Verimlilik, Kalite ve Akreditasyon Daire Başkanlığı
      • Komiteler
      • Sağlıkta Kalitenin Geliştirilmesi
      • Memnuniyet Anket Oranları
    • Kalite Politikası
      • Kalite Politikamız
      • KVKK Politikamız
      • Çerez Politikamız
      • Enerji Yönetim Sistemleri Politikamız
      • İK Politikamız
      • İşe Alım İlkeleri
    • Belgelerimiz
    • Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi
    • Sosyal Sorumluluk
      • HPV Tarama Projesi
      • "Bilinçli Anneler, Sağlıklı Yarınlar Projesi" 1
      • “Bilinçli Anneler, Sağlıklı Yarınlar Projesi” 2
      • “Bilinçli Anneler, Sağlıklı Yarınlar Projesi” 3
      • “Bilinçli Anneler, Sağlıklı Yarınlar Projesi” 4
      • "Bilinçli Anneler, Sağlıklı Yarınlar Projesi" 5
      • "Bilinçli Anneler, Sağlıklı Yarınlar Projesi" 6
      • “Bilinçli Anneler, Sağlıklı Yarınlar Projesi” 7
      • Askıda Peruk Projesi
      • Sağlıklı Bedenler İçin Kaliteli Beslenme ve Kalıcı İyileşme
    • Organizasyon Şeması
    • Kurumsal Amaç ve Hedefler
    • Genel Müdürün Mesajı
    • Kurumsal Kimlik Kılavuzu
    • Broşürler/Kitapçıklar
  • Tıbbi Birimler
    • Bölümler
    • Özel Klinikler
    • Tanı Üniteleri
  • Merkezlerimiz
    • Denge Merkezi
    • Kemik İliği Nakil Merkezi
    • Obezite Merkezi
    • Onkoloji Merkezi
    • Saç Ekim Merkezi
    • TransplANTEPSANKO Organ Nakil Merkezi
    • Tüp Bebek Merkezi
  • Hekimlerimiz
  • Teknolojiler
    • Medikal Teknolojiler
  • Hastane Rehberi
    • Genel Tanıtım
    • Odalar
    • Sunulan Hizmetler
      • Kafeterya
      • Yemekhane
      • Toplantı Salonu
      • İbadethane
      • Otopark
    • Nasıl Gidilir?
    • Güvenlik
    • Ulaştırma
  • Hasta Rehberi
    • Anlaşmalı Kurumlar
    • Hasta Hakları
    • Hasta Sorumlulukları
    • Hasta Ziyaret Kuralları
    • Hasta Refakatçi Kuralları
    • Uluslararası Hasta Hizmetleri
    • Mobil Uygulama
    • Gebe Okulu
  • İletişim
  • International Patient
  • İnsan Kaynakları
    • Formu Doldur
    • CV Gönder
  • İhale İlanları
  • Online
    Randevu
  • Online
    Sonuç
  • Online Doktor Görüşmesi
INTERNATIONAL PATIENT
  • Online Randevu
  • Online Sonuç
    • Türkçe
      • English
        English
      • Arabic
        Arabic
      • Kurdish
        Kurdish
  • Anasayfa
  • Onkoloji Merkezi
  • Pediatrik Kanser Cerrahisi

Pediatrik Kanser Cerrahisi

Bebek ve Çocuklarda Görülen Solid Tümörler ve Kanserler

Çocuk yaş grubu olarak sınıflandırdığımız 0-18 yaşlarında çok sayıda iyi ya da kötü huylu kanser görülmektedir. Bunlar arasında en sık görülen ise Lösemilerdir (Yüzde 27,5). Lösemi ve lenfoma türü kanserler nadiren cerrahi girişim gerektirmektedir. Bunların dışında kitle etkisi ile köken aldığı doku ya da organda büyüyerek yer kaplayan ve çevre organları etkileyen ya da uzak organlara yayılarak metastaz yapan tümörler de vardır. Bu tümörlerde de iyi ya da kötü huylu karaktere sahip olanlar olmakla birlikte çoğunluğu cerrahi yöntemlerle çıkarılmasını gerektirmektedir.

Yer kaplayıcı tümörlerde çocuklarda en sık kafa içinde gelişen beyin tümörleri (Yüzde 20) görülmektedir. Ancak burada beyin tümörleri dışında vücudun diğer herhangi bir yerinde ortaya çıkabilen tümörlerden bahsedeceğiz. Bu tümörler arasında çocuklardaki sıklık sırasına göre Nöroblastom (Yüzde 7,3), Wilms tümörü (Yüzde 6,1), Rabdomyosarkom (Yüzde 3,4), Teratom ve Over/testis tümörleri gibi diğer yumuşak doku kitleleri (Yüzde 16,5) yer almaktadır.

NÖROBLASTOM

Nöroblastom, çocukluk çağında en sık görülen beyin dışı solid tümördür ve kötü huylu kanserlerin yüzde 7-10’unu oluşturur. Nöroblastom köken olarak sempatik sinir hücrelerinden kaynaklanır. Küçük mavi hücreli dar stoplazmalı tümör grubunun bir üyesidir. Nöroblastomun ortaya çıkmasına neden olan faktörler hakkında çok az şey bilinmektedir. Ailesel ve genetik faktörler ön planda suçlanmaktadır. Bunun dışında gebelikte bazı ilaçlara, hormonlara ya da toksinlere maruz kalmanın da rol oynayabileceği düşünülmektedir. 12 aylıktan küçük bebeklerde lösemilerden iki kat fazla görülmektedir. Ülkemizde yılda yaklaşık 200 yeni olgu saptanmaktadır. Erkeklerde görülme oranı biraz daha fazladır.

Klinik Özellikler: Nöroblastomun ortalama tanı yaşı 19 aydır. Hastaların yaklaşık yarısı bebeklikte tanı alır. Ancak 18 aydan küçük bebeklerde metastatik yayılmış hastalıkta bile iyi sonuçlar almak mümkündür. Çünkü yaş ilerledikçe kötü huylu karakteri artmaktadır. En sık başvuru şikâyeti karında sert bir şişlik, kitle ele gelmesidir. Ancak Nöroblastom bazen boyunda, göğüs kafesinin içinde ve pelviste yerleşimli olabilir. Tümör, hormon aktif özelliği olduğundan hipertansiyona neden olabilir. Bağırsaklara bası yaptığı durumlarda ise kabızlık başlangıç şikâyeti olabilir. Lenf bezlerinin tutulumu hastaların yarısında görülür bu nedenle boyunda, koltuk altında ve kasıklarda şişlik şikâyeti görülebilir. Tümörün metastaz yaparak uzak organlara yayılımı sıktır. En sık kemiklere ve karaciğere yayılır. Özellikle kemik tutulumu olan hastalarda eklemlerde, kalça kemikleri ve omurgada sürekli ağrı şikâyeti olabilir. Metastatik hastalığı olanlarda solgunluk, kilo kaybı, ağrı, ateş ve terleme olabilir. Bazı hastalarda deri tutulumu da görülmektedir. Bu hastalarda kol ve bacaklarda, gövdede deri altında fındık büyüklüğünde sert ağrısız şişlikler saptanabilir. Kafa kemiklerinde tutulum olan hastalarda göz çevresinde panda gözüne benzer morluk görülebilir. Tümörün hormonal metabolitlerinin artıklarına bağlı vücutta nöbet benzeri kasılmalar, titremeler ve anormal göz hareketleri de görülebilir.

Tanı Yöntemleri: Tanıda fizik muayene önemlidir. Karın içi kitleler ele gelebilir. Genellikle çok hareket etmeyen ağrısız kitlelerdir. Muayenede göğüs kafesi ve pelvis yerleşimli kitlelerde bası etkisine bağlı solunum sıkıntısı, kabızlık vb. durumlar saptanabilir.

Laboratuvar tanısında hastada rutin kan tahlilleri dışında idrarda Vanil Mandelik Asit (VMA), Homo Vanilik Asit (HVA) Ferritin, Laktat Dehidrogenaz (LDH) ve Nöron Spesifik Enolaz (NSE) düzeyleri kullanılır. Bu değerlerde yükseklik saptanması ve yükselmenin derecesi hastanın yaşam şansını ve süresini etkilemektedir.   

Radyolojik görüntülemede ise direkt röntgen grafileri ile kitle içindeki kalsifikasyonlar, ultrasonografi ile kitlenin içeriği ve boyutları, tomografi ile kitlenin hem boyutları hem de çevre organlara invazyonu ve kanlanması değerlendirilebilir. Çevre organlara olan yumuşak doku invazyonları Magnetik Rezonans Görüntüleme (MR) ile daha net değerlendirilebilmektedir. Nöroblastom düşünülen hastalarda özellikli bir diğer tanı yöntemi tüm vücut kemik sintigrafisidir. Özellikle kemik yayılımı olup olmadığı ve hangi kemiklerde tutulum olduğu saptanabilmektedir.

Bunu yanı sıra tümörden biyopsi alınarak histopatolojik incelemeler ile tanı kesinleştirilmektedir. Bunlardan MYC-N protoonkogeninin amplifikasyonu, kromozom 11q aberrasyonu ve DNA diploidisi incelenmektedir. Bunların saptanması hastalığın kötü prognozlu olacağını göstermektedir.    

Tedavi: Nöroblastomun tedavisi birçok bölümü ilgilendiren bir yapıdadır. Tedavinin ana çatısı ilaç tedavisini içeren kemoterapi, cerrahi olarak kitlenin çıkarılması ve ışın tedavisi olarak adlandırılan radyoterapiden oluşmaktadır. Tedavi her hasta özelinde, tümörün evresine, hastanın yaşına, genetik anormalliklere, tümörün biyolojik karakterine, hastalık risk grubuna ve yerleşim yerine göre değişmektedir. İleri evre hastalarda ya da standart tedaviye yanıtsız olgularda kök hücre nakli ve immünoterapiye kadar uzanabilmektedir. Yayılmamış lokalize tümörlerde ve düşük risk grubunda yüzde 90 iyileşme ile sonuçlanabilmektedir. Kötü huylu tümörlerde ve yüksek risk grubunda her şeye rağmen sağ kalım oranı yüzde 30-40 düzeyinde kalmaktadır.

WİLMS TÜMÖRÜ (NEFROBLASTOM):

Çocukluk çağında görülen en sık böbrek tümörü, ‘nefroblastom’ olarak da bilinen Wilms tümörüdür. Tanı anında ortalama hasta yaşı üç olan tümör en sık 12-48 ay arasında izlenmektedir. Hastaların yüzde 90-95’inde tek taraflı iken kalan kısmında her iki böbreği de tutabilmektedir. İki taraflı olanlarda ailesel ve genetik yatkınlık daha yüksektir. Gebelik döneminde böbreğin gelişimi aşamasında ilkel böbrek dokularının ortadan kalkmaması ve devam etmesi neticesinde görülmektedir. Wilms tümöründe genetik yatkınlık Wilms tümör geni-1 (WT-1) ve WT-2’de bozukluk saptanmaktadır. Hastaların yüzde 90’ında iyi huylu karakter sergilerken kalanında yaygın anaplazi içeren kötü huylu karakter de görülmektedir.

Klinik Bulgular: Hastaların çoğu tanı anında herhangi bir bulgu vermezler. Aile çocuğunu banyo yaptırırken ya da çocuk doktorunda rutin muayenelerinde karında ağrısız ele gelen kitle şeklinde fark edilirler. Bazı hastalarda karın ağrısı nedeniyle ultrasonografi yapılırken tesadüfen saptanmaktadır. Düşme, çarpma ya da araç kazası vb. durumlarda tümörde yırtılmaya bağlı karın içine kanama sonrası da saptanması olasıdır. Bazı çocuklarda idrarda kan görülmesi tümörün ilk bulgusu olabilir. Hastaların yaklaşık yüzde 25’inde hipertansiyon ortaya çıkabilir. Diğer tümörlerde olduğu gibi ateş yüksekliği, kilo kaybı da görülebilir.

Tanı Yöntemleri: Cerrahi öncesinde laboratuvarda rutin kan ve idrar tetkikleri dışında tümöre özgü bir tetkik pek yoktur. Genetik analiz ile Wilms tümör genleri saptanabilir. Radyolojik incelemelerde diğer solid tümörlerde olduğu gibi ultrason, bilgisayarlı tomografi ve MR sıklıkla kullanılan yöntemlerdir. Tümör en sık akciğerlere yayılma gösterdiği için tanı aşamasında Wilms tümöründen şüphelenilen hastalarda akciğer tomografisi ile yayılım olup olmadığı değerlendirilmektedir. Bu hem tanıda hem de tedavi aşamasında ve sonrasında hastalığın gerilemesinin ve ilerlemesinin takibinde kullanılmaktadır.

Tedavi: Tümörün tedavisinde kemoterapi, cerrahi ve radyoterapi protokolleri uygulanmaktadır. Hastanın yaşı, tümörün büyüklüğü ve evresi, histolojik karakteri, uzak yayılım olup olmadığı hastalığın uzun dönem sonuçlarını etkilemektedir. Kemoterapi yanıtı yüksek bir tümör olduğu için büyük tümörlerde ya da iki böbreği de tutan tümörlerde önce kemoterapi ile tümör küçültülmekte sonrasında cerrahi ile kitle çıkarılmaktadır. Cerrahi tedavide tümörün olduğu böbrek ile kitle birlikte çıkarılmaktadır. İki böbreğin tutulduğu durumlarda ise büyük kitlenin olduğu tarafta böbrekle kitle birlikte çıkarılırken diğer tarafta sağlam böbrek dokusu korunarak sadece kitle çıkarılmaktadır. Tek taraflı iyi huylu Wilms tümöründe tedavi sonrası uzun dönemde böbrek yetmezliği olasılığı yüzde 1’in altındadır. Özellikle radyasyon tedavisi alan hastalarda ileri yaşlarda kalp ve akciğer hastalıkları ile meme kanseri gelişme olasılığı artmaktadır. Hastalarda 40’lı yaşlarda lösemi gibi kanserlerin gelişmesi de olasıdır.

TERATOMLAR /GERM HÜCRELİ TÜMÖRLER:

Çocukluk çağında üreme hücrelerinden köken alan germ hücreli tümörler hastanın yaşı, bulunduğu yer, klinik bulguları, biyolojik ve histolojik özellikleri bakımından oldukça değişkenlik gösteren patolojilerdir. Aynı kökene sahip olmalarına rağmen normal farklılaşmaya sahip olanlar üreme organlarında yerleşik gonadal tümörler olarak adlandırılır. Öte yandan üreme organları dışında anormal büyüme gelişme gösterenler ise ekstragonadal tümörler olarak adlandırılır.

Ekstragonadal tümör grubu genellikle vücut orta hatta göğüs kafesinde, genital bölgede, kuyruk sokumunda veya kafa içerisinde ortaya çıkabilir. Çocuğun yaşı ile görüldükleri bölge arasında sıkı bir ilişki vardır. 1 yaş altında en sık kuyruk sokumu bölgesinde yerleşirler. 1-12 yaş arasında ise sıklıkla boyun, göğüs kafesi ön kısımda ya da karın arka duvarında yerleşirler. Ergenlik döneminin başlamasıyla birlikte daha çok üreme organları olan kızlarda overler, erkeklerde testislerde ortaya çıkarlar. Çocukluk çağı germ hücre tümörlerinin çoğunluğu iyi huyludur ve en yaygın olanı matür teratomlardır.  Bu tümör grubunun yaklaşık yüzde 20’si kötü huylu karakter sergiler. Teratomların yaklaşık yüzde 35-60 oranında kuyruk sokumu bölgesinde yerleşik sakrokoksigeal tümörler iken yüzde 20-25’i overlerde yerleşiktir. Over kist ve kitlelerin yüzde 95’i iyi huylu özelliktedir. Ergenlik ve erişkinliğe geçişte kötü huylu tümör olasılığı artmaktadır.

Gebeliğin erken dönemlerinde oluştuğu için konjenital yani doğumsal hastalıklardandır. Vücut yapılarını oluşturan üç germ yaprağından köken alırlar. Bu nedenle tümör içerisinde iyi farklılaşmış hücre tipleri olan deri, saç, diş, tiroit, mide, kas ve kemik dokularını içerebilir. Bazen dokular o kadar organize olur ki çocuk hasta kendi vücudu içerisinde ikinci bir bebek taşıyormuş gibi görünür. Teratomlar yüzde 85 iyi huylu olmakla birlikte yüzde 15-25 kötü huylu hücreler barındırabilir. Germ hücreli tümörler rastgele özellikte bireysel ortaya çıkmaktadır. Annenin gebelikte bazı kimyasallara maruz kalması da suçlanmaktadır.

Klinik Bulgular: Teratomlar genellikle orta hat yerleşimlidir. Ekstragonadal tutulum yüzde 50 ile erişkinlerden farklıdır. Teratomlar genellikle yerleştiği organ ya da dokuda kitle etkisi ile ortaya çıkarlar. Bazı tipleri hormon üretimi de yaptıkları için endokrin bozukluklarla bulgu verebilir.

Gonadlarda yerleşik germ hücreli tümörlerden testiste teratom, seminom, embriyonel karsinom ve koryokarsinom görülür. Erkekte testislerde ağrı ve şişlik olarak bulgu verir. Kızlarda overlerde görülen tipleri ise matür teratomlar, disgerminom, endodermal sinüs tümörü, embriyonel karsinomlar ve miks tip tümörlerdir. Kızlarda özellikle karın ağrısı, bulantı kusma, büyümüş over dokusunun torsiyon denilen damarlar etrafında burulması, dönmesi neticesinde kan akımının durmasına bağlı kangrenöz durumlar ortaya çıkabilir. Apandisite benzer bir tablo olarak bulgu verebilir. Sürekli az az kronik karın ağrılar, iştahsızlık, şişkinlik, zaman içerisinde yavaş büyüyen karın şişliği diğer bulgulardır. 

Tanı Yöntemleri: Cerrahi öncesinde laboratuvarda rutin kan ve idrar tetkikleri dışında bu tümörlere özgü alfa fetoprotein (AFP), beta human koryonik gonatropin (HCG), over tümörlerinde CA-125 tanıda kullanılan tetkiklerdir. Radyolojik görüntülemede öncelikle ultrasonografi ile tarama yapılır. Kitlenin kistik ve solid yapıları değerlendirilir. Ayrıca tomografi ve MR ile daha detaylı olarak tümör yapıları değerlendirilmektedir. Kuyruk sokumu yerleşimli tümörler ise çoğunlukla gebelikte yapılan ultrasonlarda bebekte kitle olarak saptanabilmektedir. Sadece karın içinde yerleşimli kitleler ise doğumdan sonra yine ultrason ve tomografi ile saptanmaktadır.

Tedavi: Tümörün tedavisinde kemoterapi, cerrahi ve radyoterapi protokolleri uygulanmaktadır. Teratomlar ve diğer germ hücreli tümörler saptandıktan sonra cerrahi olarak çıkarılmaktadır. Özellikle kuyruk sokumu yerleşimli olanlar bebek 2 aylıktan küçükken çıkarıldığında iyi huylu özellik göstermektedir. İster testis ve overlerde yerleşik olsun isterse vücudun diğer bölgelerinde yerleşik olsun tümörün cerrahi olarak tamamen çıkarılması gerekir. Üreme organlarında yerleşik tümörlerde kitle ile over ya da testisin de çıkarılması gerekebilmektedir. Tümör çıkarıldıktan sonra patolojide incelemeye alınmaktadır. Kötü huylu özelliği gösteren immatür hücreler saptanması durumunda hastanın yaşı tümörün yerine ve tam çıkarılma durumuna göre kemoterapi ve radyoterapi tedavileri de eklenebilmektedir. Bununla beraber çocukluk çağında görülen teratomlar cerrahi tam çıkarma ve kemoterapi protokolleri ile yüksek sağ kalım oranlarına sahip tümörlerdir. Tedavi sonuçları son yıllarda oldukça yüz güldürücüdür.

RABDOMYOSARKOM:

Çocuk yaş grubunda en sık görülen (Yüzde 5-8) yumuşak doku sarkomudur. İskelet kas dokusuna farklılaşabilme potansiyeline sahip hücrelerden köken alır. Kısa sürede çevre doku ve organlar yayılarak kan ve lenf yoluyla uzak yayılım gösterebilir. Özellikle 2-6 yaş ve 12-18 yaşları arasında daha sık görülür. Vücudun herhangi bir yerinde gelişebilir. Baş boyun, göğüs duvarı, karın içerisi ve pelvis, kol ve bacaklar sık ortaya çıktığı bölgelerdir. Göz küresinde, vajinada ve testis etrafında gelişen tipleri göreceli olarak daha iyi seyirlidir. Mesane ve vajinadaki kitleler dışarıya doğru büyüyerek gözle görülebilir hale gelebilirler.

Klinik Bulgular: Hastaların şikâyet ve bulguları tümörün yerleştiği yere göre değişiklik göstermektedir. Boğaz ve boyun bölgesinde yerleşimli olanlar kanlı ve koyu yapışkan geniz akıntısı, ağrı sık sinüzit bulguları, burun kanaması ve yutma güçlüğü yapabilir. Orta kulağı tutan olgularda kulak ağrısı ve akıntısı olabilir. Göz tutulumu olan hastalarda göz kapağında düşüklük, gözde dışarı doğru büyüme, görme bozuklukları, gözlerde kayma ve ağrı şikâyeti olabilir. Vajina tutulumu olan hastalarda vajinal kanlı ya da kansız akıntı ilk bulgu olabilir. Bazen üzüm salkımı şeklinde kitlenin dışarıya sarktığı görülebilir. Mesane ve idrar yolu tutulumu olanlarda idrarda kan, sık ve az az idrara çıkma, idrar kaçırma, ağrılı idrar yapma ve idrar yapmada zorlanma bulguları görülebilir.

Tanı Yöntemleri: Cerrahi öncesinde laboratuvarda rutin kan ve idrar tetkikleri dışında tümöre özgü bir tetkik yoktur. Özellikle tutulum yaptığı bölge ve organa göre laboratuvar bulguları değişiklik gösterebilir. Radyolojik görüntülemede ultrason, tomografi ve MR rutin olarak kullanılmaktadır.

Tedavi: Tümörün tedavisinde kemoterapi, cerrahi ve radyoterapi protokolleri uygulanmaktadır. Çevre dokulara yoğun invazyonu olduğu için cerrahi olarak tam çıkarılması oldukça zor bir tümördür. Çoğu hastada bulguları ve çevre organ fonksiyonlarındaki bozulmayı hafifletmek amacıyla küçültme operasyonları yapılmaktadır. Tümörün evresine göre kemoterapi yanıtı değişmekle birlikte yanıtı diğer tümörlere göre oldukça düşüktür. Radyoterapiye orta derecede duyarlıdır. Hastaların 5 yıllık sağ kalım oranları evre 1-2 tümörlerde yüzde 80 iken evre 4 tümörlerde yüzde 25’e düşmektedir. Uzak yayılım olması ve çıkarılan tümörün olduğu bölgede nüks görülmesi kötü seyir bulgularıdır. Bu hastalarda sağ kalım süresi 2 yılın altındadır.

OVER KİST VE TÜMÖRLERİ:

Bebek ve çocuklarda over yani yumurtalık kitleleri büyük bir çeşitlilik göstermektedir. Çocuklarda görülenlerin büyük çoğunluğu iyi huylu özelliktedir. Kötü huylu olmayan lezyonlar fonksiyonel yumurtalık kistleridir. Ergenlik dönemine kadar en sık görülen lezyonlardır. Bunların bazıları basit sıvı dolu kistler iken bazıları içerisine kanayarak komplike hale gelebilirler.Tümöral olanlar ise hem iyi huylu hem de kötü huylu karakter sergileyebilir. Over kistleri bebeklikten itibaren hemen hemen her yaşta görülebilir ancak çoğunlukla kendiliğinden gerilediği için nadiren tedavi gerektirirler. Ameliyat gerektiren over neoplazilerinin çoğu iyi huyludur ve en sık matür teratom, müsinöz ve seröz kistadenomlar görülür. Çocuklarda kötü huylu tümörler oldukça nadirdir. Genital organlarda görülen tümörlerin yüzde 2’sini oluştururlar. 20 yaş altı over tümörlerinin yüzde 75’i üreme hücrelerinden kaynaklanır. Adet görmeden önceki dönemde bu oran yaklaşık yüzde 90’dır. Kötü huylu over tümörlerinin sadece yüzde 2’si 18 yaş altında görülmektedir.

Klinik Bulgular: Hastaların şikâyet ve bulguları kitlenin iyi veya kötü huylu özellik göstermesine bakmaksızın benzerdir. Başka sebeplerle yapılan ultrason görüntülemede tesadüfen saptanabilirler. En sık şikâyet karın ağrısıdır. Hızlı büyüyen tümörler de akut olabilir. Ancak çoğunlukla yavaş büyüyen özellik gösterdikleri için haftalar aylar süren aralıklı kronik karın ağrıları yaygındır. Tümör büyümesine bağlı yumurtalık damarlarında torisyon dediğimiz burulmaya bağlı kan akımının durması durumunda şiddetli kıvrandırıcı bıçak saplanır tarzda karın ağrısı görülebilir. Yavaş büyüyen kitlelerde karının zaman içerisinde büyüdüğü, kilo aldığı ya da gebe olduğu zannedilebilir. İştahsızlık, kabızlık, sık idrara çıkma bulantı kusma şikayetleri olabilir. Hormon salgılayan tiplerinde özellikle östrojen salgılanmasına bağlı erken seksüel gelişim görülebilir. Bunlar arasında erken adet görme, vücut kıllanmasının ve meme gelişiminin yaklaşık 9-10 yaştan daha erken başlaması ilk bulgular olabilir.

Tanı Yöntemleri: Fizik muayenede karında kitle ele gelebilir. Vücut kıllanmasında yaşa göre erken artış ya da erkek tipi kıllanma saptanabilir. Kitlede yırtılma ya da damarlarda burulma olduğunda apandisite benzer karın ağrısı görülebilir. Bu tümörler hormon üretme özelliklerine sahiptir. Cerrahi öncesinde laboratuvarda rutin kan ve idrar tetkikleri dışında tümöre özgü tetkikler arasında AFP, beta-HCG, LDH ve CA-125 bulunmaktadır. Görüntülemede ise öncelikle ultrasonografi kullanılır. Kan akımında sorun olduğu düşünülen olgularda doppler ultrasonografi tercih edilir. Kitlenin özelliğine göre ileri aşamada tomografi ve MR incelemelerde yapılmaktadır.

Tedavi: Tümörün tedavisinde kemoterapi, cerrahi ve radyoterapi protokolleri uygulanmaktadır. Tedavinin temeli kitlenin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Kitle yumurtalıkta tutulum tipine göre sadece kitlenin çıkarılmasıyla yapılabilirken bazen yumurtalık ve tüplerle birlikte çıkarılmasını gerektirebilir. Patolojik doku incelemelerinde kötü huylu karakter sergileyen tümörlerde kemoterapi ve radyoterapi tedavileri de eklenmektedir. Çocukların over kist ve tümörleri çoğunlukla iyi huyludur. Bu nedenle uzun dönem sağ kalım oranları oldukça yüksektir.

Sonuç olarak özetlersek, bebek ve çocuklarda birçok kitle etkisi yapan tümörler gelişebilmektedir. Bu tümörlerin birçoğu erken çocukluk döneminde iyi huylu özellikler gösterirken yaş ilerledikçe kötü huylu özellikleri artmaktadır. Çoğunluğu tesadüfen başka sebeplerle hastanın muayenesi ya da incelemeleri sırasında fark edilmektedir. Ancak görünür şişlikler daha erken saptanırken karın içi ya da göğüs kafesi içerisinde yavaş büyüyen kitleler diğer organlar üzerinde yaptığı etkiler nedeniyle daha geç fark edilmektedir. Tedavide cerrahi olarak kitlelerin çıkarılması temel tedavi prensibi olmasına rağmen kötü huylu özelliğe sahip tümörlerde kemoterapi ve radyoterapi tedavileri de gerekebilmektedir. Bazı tümörlerin ileri dönem sağ kalım oranları düşük olsa bile çoğunluğu erken tanı ve tedavi ile normal sağ kalım oranlarına sahiptir. Ailelerin bebeklikten itibaren çocuklarının vücutlarını olası kitleler açısından gözlemlemeleri en ufak bir şüphede hastaneye başvurmaları çok önemlidir. Çocukluk çağı tümörlerinin tanı ve tedavi süreçleri özellikli ve uzun zaman alabildiği için ileri düzey üçüncü basamak bir merkezde değerlendirilmeleri önem arz etmektedir.

Güncelleme Tarihi:2025-05-20 08:30:22
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.

  • Onkoloji Merkezi
  • Tıbbi Onkoloji
    • Akciğer Kanseri
    • Akciğer kanseri: Belirtiler, Tanı ve Tedavi Süreci
    • Prostat Kanseri
    • Böbrek Kanseri
    • Adrenal (Böbrek Üstü Bezi) Kanseri
    • Bebek ve Çocuklarda Görülen Solid Tümörler ve Kanserler
    • Böbrek Üstü Bezi (Adrenal) Kitleleri
    • Mesane Kanseri
    • Testis Kanseri
    • Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
    • Kaposi Sarkomu Nedir?
    • Kalın Bağırsak Kanseri
    • Kanserde Erken Tanı İçin Düzenli Kanser Taraması Yapılmadır
    • Kemoterapi Nedir?
    • Kolon ve Rektum Kanserleri (Kolorektal Kanserler)
    • Meme Kanseri Taraması
    • Meme Kanseri Kadınlarda Daha Yaygın Olmakla Birlikte Erkeklerde De Görülebilir
    • Meme Kanseri: Temel Kavramlar ve Tedavi Yöntemleri
    • İlerlemiş Kanser Hastalarında Tıbbi Bakım
    • Yaygın Meme Sorunları Nelerdir?
    • Yumurtalık Kanseri
  • Onkolojik Cerrahi
    • Baş – Boyun Kanseri Cerrahisi
    • Gastrointestinal (Mide – Kolon) Kanser Cerrahisi
    • Akciğer Kanseri Cerrahisi
    • Hepatobilier (Karaciğer – Safra Yolları – Pankreas) Kanser Cerrahisi
    • Jinekolojik kanserler
    • Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi
    • Meme Kanseri Cerrahisi
    • Nöroonkolojik Cerrahi
    • Ortopedik Kanser Cerrahisi
    • Pediatrik Kanser Cerrahisi
    • Prostat Kanseri Cerrahisi
    • Tiroit Kanseri Cerrahisi
    • Üroonkolojik Cerrahi
  • Radyasyon Onkolojisi
  • Nükleer Tıp
    • Akıllı Moleküllerle Kanser Tedavisi
  • Girişimsel Radyoloji
  • Patoloji
    • Patolojide Teşhisin Konulması
  • Sık sorulan sorular
  • Bizden Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Hekimlerimiz
Size Ulaşmamızı İstermisiniz?

Kayıt işlemleri sırasında verdiğim kişisel veri ve iletişim bilgilerimin, Sanko Üniversitesi Hastanesi tarafından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında Aydınlatma Metni 'nde verilen amaçlarla sınırlı olarak işlemesine, kayıt altına alınmasına ve muhafaza edilmesine aynı zamanda hizmet ilişkisi içerisinde olduğu üçüncü kişiler ile paylaşmasına muvafakat ediyor, kurumsal duyuru, bilgilendirme ve yayınların e-posta yoluyla tarafıma gönderilmesini kabul ediyor ve onay veriyorum.

* kodu değiştirmek için resmin üzerine tıklayın

GAZİANTEP ÖZEL SAĞLIK HASTANESİ A.Ş.
(SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ)
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ KAPSAMINDA AYDINLATMA METNİ

Kişisel Verilerin İşlenmesi/Korunması Hakkında Bilgilendirme

Gaziantep Özel Sağlık Hastanesi A.Ş. (SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi) olarak, her türlü kişisel verilerinizin güvenliği, mahremiyeti ve korunmasına önem vermekteyiz. Bu bilinçle, sizlere ait her türlü kişisel verinin en iyi şekilde ve özenle işlenerek muhafaza edilmesine büyük hassasiyet göstermekteyiz. Bu sorumluluğumuzun bilinci ile Türk Ceza Kanunu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatlar çerçevesinde tüzel Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verilerinizi aşağıda belirtilen şekilde işlemekteyiz.

Kişisel Verilerin Toplanması Amaçları

Hasta ve yakınlarına daha yüksek kalitede hizmet sunabilmek amacı ile kişisel verilerinizi, verilen hizmetin niteliğine bağlı olarak Çağrı Merkezi, internet, mobil uygulamalar, fiziksel mekânlar ve benzeri kanallardan sözlü, yazılı, görsel, ya da elektronik olarak elde etmekteyiz. Bu çerçevede tüm tıbbî teşhis, muayene, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli olan ve bu amaçla elde edilen kişisel sağlık verisi başta olmak üzere, başlıca genel ve özel nitelikli kişisel veriler aşağıda sıralanmıştır;

  • Adınız, soyadınız,
  • TC kimlik numaranız,
  • Türk vatandaşı olmamanız halinde pasaport numaranız veya geçici TC kimlik numaranız, doğum yeri ve tarihiniz, medeni haliniz, cinsiyet bilginiz gibi kimlik verileriniz ve ibraz ettiğiniz TC Kimlik Kartı ya da Ehliyet fotokopiniz,
  • Adresiniz, Telefon numaranız, Elektronik posta adresiniz gibi iletişim verileriniz,
  • Banka hesap numaranız, IBAN numaranız gibi finansal verileriniz,
  • Çağrı Merkezimiz ile iletişime geçtiğiniz takdirde tutulan sesli görüşme kayıtlarınız,
  • Hizmetlerimizi değerlendirmek amacı ile paylaştığınız öykünüz, yanıt ve yorumlarınız,
  • Dosyanızda takip edilmesi amacıyla sunduğunuz laboratuvar ve görüntüleme sonuçlarınız, test sonuçlarınız, muayene verileriniz, reçete bilgileriniz gibi tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi sırasında elde edilen sağlık ve cinsel hayata ilişkin verileriniz,
  • Hastanemizi ziyaretiniz sırasında alınan kapalı devre kamera sistemi görüntü ve ses kaydınız,
  • Sağlık hizmetlerinin planlaması ve finansmanı amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu verileriniz,
  • Özel Sağlık Sigortası ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’ na ilişkin verileriniz,
  • Hastanemiz otopark ve vale hizmetinden faydalanmanız halinde araç plakanız,
  • Web sitemiz ve mobil uygulamamızın kullanımı sırasında elde edilen gezinme bilgileri, IP adresi, tarayıcı bilgileri ve kendi rızanız ile ilettiğiniz tıbbi belgeler, anketler, form bilgileriniz ve konum verileriniz,
  • İş başvuru formlarınız,

Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları

Yukarıda sayılmış olan kişisel verileriniz ile özel nitelikli kişisel verileriniz aşağıdaki amaçlar ile işlenmektedir.

  • Tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi,
  • Kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik,
  • Yasal ve düzenleyici gereksinimlerin yerine getirilmesi,
  • Müstahaklık sorgusu kapsamında SGK ,  özel sigorta şirketleri ve diğer kurumların talep edilen bilgilerin paylaşılması,
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından sağlık hizmetlerinizin finansmanı, tetkik, teşhis ve tedavi giderlerinizin karşılanması,
  • Çağrı Merkezi ve Dijital Kanallarımız aracılığı ile randevunuz hakkında sizi bilgilendirme,
  • Hasta Hizmetleri, Sağlık Profesyonellerimiz ve Çağrı Merkezi bölümleri tarafından kimliğinizin teyit edilmesi,
  • Hastane Yönetimi tarafından kurum iç işleyişinin planlanması ve yönetilmesi,
  • Kalite, Hasta Deneyimi, Bilgi Sistemleri bölümleri tarafından sağlık hizmetlerini geliştirme amacıyla analiz yapılması,
  • Hastanemizin ortak kullanım ve iş birliği içerisinde olduğu (Afiliasyon) eğitim kurumları (Sanko Üniversitesi…vb.) tarafından eğitim, öğretim ve staj faaliyetlerinin yerine getirilebilmesi,
  • İnsan Kaynakları ve Kalite bölümleri tarafından, çalışanlarımıza eğitim verilmesi,
  • Denetim ve Bilgi Sistemleri bölümleri tarafından suistimal ve yetkisiz işlemlerin izlenmesi ve engellenmesi,
  • Kalite, Hasta Deneyimi, Bilgi Sistemleri bölümleri tarafından risk yönetimi ve kalite geliştirme aktivitelerinin yerine getirilmesi,
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından hizmetlerimiz karşılığında faturalandırma yapılması,
  • Hasta Hizmetleri, Mali İşler, Pazarlama bölümleri tarafından hastanemiz ile anlaşmalı olan kurumlarla ilişkinizin teyit edilmesi,
  • Hasta Deneyimi, Hasta Hakları, Çağrı Merkezi bölümleri tarafından sağlık hizmetlerimize ilişkin her türlü soru ve şikâyetinize cevap verilebilmesi,
  • Bilgi Sistemleri bölümleri tarafından hastanemiz sistem ve uygulamalarının veri güvenliği kapsamında tüm gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması,
  • Kurumsal Pazarlama, Medya ve İletişim, Çağrı Merkezi bölümleri tarafından kampanyalara katılım ve kampanya bilgisi verilmesi, Web ve mobil kanallarda özel içeriklerin, somut ve soyut faydaların tasarlanması ve iletilebilmesi,
  • Hasta Hakları, Hasta Deneyimi bölümleri tarafından hasta memnuniyetinin ölçülmesi, arttırılması ve araştırılması,

Yukarıda sayılan Kişisel ve Özel Nitelikli Verileriniz Özel Sani Konukoğlu Hastanesi ve dış hizmet sağlayıcıların bünyesinde fiziki ve elektronik arşivlerde titizlikle mevzuat hükümlerine uygun olarak muhafaza edilecektir.

Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu, Sağlık Uygulama Tebliği, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği…vb. Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve konuya ilişkin diğer merkezi idarelerin düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleri çerçevesinde ve yukarıda açıklanan amaçlarla;

  • Sağlık Bakanlığı, bakanlığa bağlı alt birimler, taşra teşkilatları ve aile hekimliği merkezleri,
  • Özel sigorta şirketleri (sağlık, emeklilik, hayat sigortası ve benzeri),
  • Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Şirketleri,
  • Türkiye Eczacılar Birliği,
  • Sosyal Güvenlik Kurumu,
  • Kolluk kuvvetleri (Emniyet Genel Müdürlüğü…vb.)
  • Nüfus Genel Müdürlüğü,
  • Adli merciler,
  • Tıbbi teşhis ve tedavi için iş birliği içerisinde olduğumuz yurt içinde veya yurt dışında bulunan laboratuvarlar, tıp merkezleri, ambulans, tıbbi cihaz ve sağlık hizmeti sunan kurumlar,
  • Hastanın sevk edildiği veya hastanın kendisinin başvurduğu sağlık kuruluşu,
  • Yetki vermiş olduğunuz kanuni temsilcileriniz,
  • Çalıştığınız avukatlar, vergi danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler,
  • Düzenleyici, denetleyici kurumlar ve resmi merciler,
  • Yurt içindeki veya yurt dışındaki sistemlere ve/veya Hastane’mizin bağlı bulunduğu SANKO HOLDİNG A.Ş bünyesindeki eğitim kurumları ve diğer şirketler,
  • Çalışmakta olduğunuz kurum (İşvereniniz) ile,
  • Hastane olarak işbirliği içerisinde olduğumuz tedarikçilerimiz, destek hizmet sağlayıcılarımız, arşiv hizmeti sağlayıcılarımız ve iş ortaklarımız (daha detaylı bilgi için hastanemize yazılı başvurarak bilgi edinebilirsiniz.) ile, paylaşılabilecektir.

Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Nedenleri

Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda belirtilen amaçlar ve Özel Sani Konukoğlu Hastanesi faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda hastanemizin akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki nedenleri;

  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu,

(Kanun’un 6. maddesi 3. Fıkrası “Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.”

  • 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu,
  • 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname,
  • Hususi Hastaneler Kanunu,
  • Sosyal Sigortalar Kanunu,
  • Sağlık Uygulama Tebliği,
  • Özel Hastaneler Yönetmeliği,
  • Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği,
  • Geri ödemeye ilişkin sağlık hizmetleri satın alım sözleşmeleri,
  • Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu kurumlarının düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleridir.

Kişisel Verilerinizin Korunmasına Yönelik Haklarınız

6698 Sayılı KVKK 11. Maddesi hükmü gereğince kişisel veri sahibi hastanemize müracaatta bulunarak kişisel verileri ile ilgili aşağıdaki haklardan faydalanabilir;

  • Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
  • Kişisel veriler işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  • Kişisel sağlık verilerine erişim ve bu verileri isteme,
  • Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesine ve/veya kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesine ilişkin işlemlerin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
  • Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

Kişisel Veri Güvenliği ve Bilgi Talep Hakkı        

Kişisel verilerinizin güvenliği teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere karşı uygun bir şekilde bilgi talepleriniz karşılanmaktadır.

6698 KVKK kapsamındaki taleplerinizi, “www.sankohastanesi.com.tr” web adresindeki  “KİŞİSEL VERİLERE ERİŞİM BİLGİ TALEP FORMU” nu doldurarak;

  • İncilipınar Mah. Ali Fuat Cebesoy Bul. No:45 Şehitkamil/GAZİANTEP adresine bizzat teslim edebilir,
  • Noter aracılığı ile gönderebilir,

BİLGİ TALEP FORMU İÇİN TIKLAYINIZ         

 

 
E-Bültene abone olun

Kurumsal

  • Tarihçe
  • Vizyon & Misyon
  • SKS Kalite Yönetimi

Hastane Rehberi

  • Genel Tanıtım
  • Odalar
  • Sunulan Hizmetler

transplANTEPSANKO

  • Organ Nakli Merkezi
  • Organ Naklinin Tarihçesi
  • Böbrek Nakli

Hasta Rehberi

  • Anlaşmalı Kurumlar
  • Hasta Hakları
  • Hasta Sorumlulukları
  • DEĞiRMiÇEM MAH. 16049 SK. NO: 2 /A ŞEHiTKAMİL / GAZiANTEP
  • Randevu
    +90 (850) 811 87 65
  • Bize Yazın
    info@sankotip.com
  • Pazartesi-Cuma: 08.00-17.00 Cumartesi: 08.00-13.00
  • KVKK
  • Yasal Uyarı
  • Bilgi Toplumu Hizmetleri
  • İletişim

Copyright © 2022 SANKO Üniversitesi Hastanesi Tüm Hakları Saklıdır.

Gizliliğinize değer veriyoruz

Tarama deneyiminizi geliştirmek, kişiselleştirilmiş reklamlar sunmak ve trafiğimizi analiz etmek için çerezler kullanıyoruz.