Prostat kanseri erkeklerde dünya genelinde akciğer kanserinden sonra en çok görülen ikinci kanser türüdür. ABD ve Batı Avrupa’da erkeklerde en sık görülen kanser türü olmakla birlikte Asya toplumlarında az görülmesi dünya ortalamasını düşürmektedir. 2020 yılında tüm Dünya’da 1.4 milyon yeni tanı alan hasta ve 375.000 yaşam kaybı bildirilmiştir.
Tarihsel süreçte prostat kanserinin niçin oluştuğu ile ilgili pek çok faktör araştırılmıştır. İyi huylu prostat büyümesinden aşırı seksüalite, pek çok gıda ve vitamin alımının etkisi üzerinde durulmuşsa da bugün için elimizde kalan 2 ana faktör; ileri yaş ve aile öyküsüdür. Burada ileri yaştan kasıt, 50 yaş üzeri grup olmaktadır. Ancak ailesinde birinci derece yakınlarında prostat kanseri hikayesi olanlarda bu sınır 40 yaşa inmektedir.
Son yıllarda onkogenetik araştırmalar prostat kanserinin meme ve yumurtalık kanseri ile benzer kötü gen havuzunu kullandığını göstermiştir. Bunun günlük pratikte anlamı, birinci derece kadın yakınlarında meme ve yumurtalık kanseri olanlarda da artmış prostat kanser riski bulunmaktadır.
Bunun dışında ikinci derece diyebileceğimiz veya tartışmalı risk faktörleri ise şunlardır:
En belirgin şikayet, büyümüş prostat bezinin neden olduğu mesane çıkım engellenmesine bağlı oluşan şikayetlerdir. Bunlar; gece-gündüz sık idrara çıkma, zor idrar yapma, kesik kesik ve çatallı idrar yapma, eskisine kıyasla daha az basınçlı idrar yapma ve buna bağlı idrar yapma süresinde uzama ve idrar tutmada zorluk şeklinde olabilmektedir. Ama bu şikayetlerin tamamı iyi huylu prostat büyümesinde de gözlenebilen semptomlardır. İkisinin temel ayrımı, parmakla rektal muayene ve PSA (Prostat Spesifik Antijen) adı verilen kanda bakılan tümör belirleyicisi ile yapılmaktadır. Bunun dışında hastalığın prostat dışına çıkmaya başlayıp çevre organlara yayılım gösterdiği durumlarda; ani idrar kesilmesi ve sonda gereksinimi, böbrekten gelen idrar kanalında tıkanmaya bağlı böbreklerde genişleme başlaması ve kalın bağırsakların son kısmına basıya bağlı bağırsak alışkanlığında değişme gibi şikayetler oluşabilmektedir.
Prostat kanserinin damar ve lenf aracılığıyla en sık yayılım gösterdiği doku, önce kemikler, sonra akciğer ve karaciğer olmaktadır. Tüm hastaların yaklaşık yüzde 10’u bu evrede karşımıza gelmektedir. Bu evredeki hastalarda ise; kemik ağrısı, sırt ağrısı ve küçük travmaya bağlı oluşan kemik kırıkları gibi durumlar ortaya çıkmaktadır.
Yukarda bahsedilen semptomlarla başvuran hastalarda ayrıntılı bir medikal öykü ve parmakla prostat muayenesi ve PSA düzeylerine bakılır. Gerek muayenede gerekse PSA tahlilinde bir anormallik tespit edilirse prostattan parça (Biyopsi) alınır. Biyopsi sonrası sonuç prostat kanseri ile uyumlu gelirse hastalığın evresini (Komşu organlara veya uzak organlara yayılım durumu) ortaya koymak amaçlı radyolojik ve gerekli olgularda nükleer tıp görüntüleme yöntemleri kullanılır.
Prostat kanseri karşımıza üç evrede ortaya çıkabilmektedir. İlk evrede hastalık sadece prostata sınırlı olup bu evrede tedavi anlamında en yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir. Prostatın tamamıyla çıkarıldığı radikal prostatektomi operasyonu bu evrede yapılmaktadır. Yanı sıra radyoterapi veya fokal tedavi (HIFU veya cryoterapi) seçenekleri de mevcuttur.
İkinci evrede ise hastalık prostat dışına çıkıp komşu organlara (Mesane, semen bezleri veya kalın bağırsakların son kısmına) yayılım yapmaktadır. Bu evrede de cerrahi seçeneği bulunmakla birlikte tek başına yeterli olmayabilir ve ameliyattan sonra yine de radyoterapi ve/veya medikal tedavi gereksinimi ortaya çıkabilir.
Üçüncü evredeki hastalarda prostat kanseri kemikler başta olmak üzere uzak organlara yayılım gösterir. Bu evrede hastalar maalesef tamamen hastalıktan kurtarıcı ameliyat şansını yitirmiş olmaktadır. Bu gruba, medikal onkoloji-radyasyon onkolojisi ve nükleer tıp ile birlikte multidisipliner yaklaşımla tedavi seçenekleri sunulmaktadır. Bu evrede son 20 yıl içerisinde pek çok yeni tedavi seçenekleri kullanıma girmiş olup sağkalım sürelerinde belirgin artış sağlanmıştır.
Güncelleme Tarihi:2025-05-20 08:30:51
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.
GAZİANTEP ÖZEL SAĞLIK HASTANESİ A.Ş.
(SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ)
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ KAPSAMINDA AYDINLATMA METNİ
Kişisel Verilerin İşlenmesi/Korunması Hakkında Bilgilendirme
Gaziantep Özel Sağlık Hastanesi A.Ş. (SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi) olarak, her türlü kişisel verilerinizin güvenliği, mahremiyeti ve korunmasına önem vermekteyiz. Bu bilinçle, sizlere ait her türlü kişisel verinin en iyi şekilde ve özenle işlenerek muhafaza edilmesine büyük hassasiyet göstermekteyiz. Bu sorumluluğumuzun bilinci ile Türk Ceza Kanunu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatlar çerçevesinde tüzel Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verilerinizi aşağıda belirtilen şekilde işlemekteyiz.
Kişisel Verilerin Toplanması Amaçları
Hasta ve yakınlarına daha yüksek kalitede hizmet sunabilmek amacı ile kişisel verilerinizi, verilen hizmetin niteliğine bağlı olarak Çağrı Merkezi, internet, mobil uygulamalar, fiziksel mekânlar ve benzeri kanallardan sözlü, yazılı, görsel, ya da elektronik olarak elde etmekteyiz. Bu çerçevede tüm tıbbî teşhis, muayene, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli olan ve bu amaçla elde edilen kişisel sağlık verisi başta olmak üzere, başlıca genel ve özel nitelikli kişisel veriler aşağıda sıralanmıştır;
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Yukarıda sayılmış olan kişisel verileriniz ile özel nitelikli kişisel verileriniz aşağıdaki amaçlar ile işlenmektedir.
Yukarıda sayılan Kişisel ve Özel Nitelikli Verileriniz Özel Sani Konukoğlu Hastanesi ve dış hizmet sağlayıcıların bünyesinde fiziki ve elektronik arşivlerde titizlikle mevzuat hükümlerine uygun olarak muhafaza edilecektir.
Kişisel Verilerin Aktarılması
Kişisel verileriniz, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu, Sağlık Uygulama Tebliği, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği…vb. Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve konuya ilişkin diğer merkezi idarelerin düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleri çerçevesinde ve yukarıda açıklanan amaçlarla;
Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Nedenleri
Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda belirtilen amaçlar ve Özel Sani Konukoğlu Hastanesi faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda hastanemizin akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki nedenleri;
(Kanun’un 6. maddesi 3. Fıkrası “Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.”
Kişisel Verilerinizin Korunmasına Yönelik Haklarınız
6698 Sayılı KVKK 11. Maddesi hükmü gereğince kişisel veri sahibi hastanemize müracaatta bulunarak kişisel verileri ile ilgili aşağıdaki haklardan faydalanabilir;
Kişisel Veri Güvenliği ve Bilgi Talep Hakkı
Kişisel verilerinizin güvenliği teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere karşı uygun bir şekilde bilgi talepleriniz karşılanmaktadır.
6698 KVKK kapsamındaki taleplerinizi, “www.sankohastanesi.com.tr” web adresindeki “KİŞİSEL VERİLERE ERİŞİM BİLGİ TALEP FORMU” nu doldurarak;
BİLGİ TALEP FORMU İÇİN TIKLAYINIZ