Girişimsel radyoloji, görüntüleme yöntemleri (Örneğin Ultrasonografi, Bilgisayarlı Tomografi ve anjiyo cihazı) eşliğinde, ameliyata gerek kalmadan vücuda küçük kesiler veya iğneler yardımı ile giriş yaparak tanı ve tedavi işlemlerini yapan bir bölümdür.
Bu minimal girişimsel yöntemler sayesinde hastaların hastane yatış süresi kısalmakta ve iyileşme süreçleri hızlanmaktadır. Bu yöntemler sayesinde enfeksiyon ve komplikasyon riskinde de belirgin azalma sağlanmaktadır.
Hastaların günlük olağan yaşamlarına daha kısa sürede dönüş yapmaları amaçlanır. Girişimsel radyoloji günümüzde pek çok işlemde rol almasıyla beraber onkoloji hastalarında da tanı ve tedavi süreçlerinde modern onkoloji yönetiminde; onkolojik cerrahi, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi ile birlikte vazgeçilmez dördüncü bir sütun haline gelmiştir.
Girişimsel radyolojinin onkolojideki katkısı öncelikle tanısal işlemlerle başlar. Görüntüleme yöntemlerinin (Bilgisayarlı tomografi, ultrason, MRG, mamografi gibi) rehberliğinde yapılan biyopsiler, tümörlerin tanısında yüksek doğruluk oranı sunarken, cerrahiye olan ihtiyacı önemli ölçüde azaltmaktadır.
Daha önceki yıllarda cerrahi ile tanısı konulan birçok kitleye veya lezyona günümüzde girişimsel radyoloji sayesinde küçük bir iğne deliğinden biyopsi alınarak tanı konulmaktadır. Bu biyopsi işlemleri ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi vb. gibi görüntüleme yöntemleri eşliğinde istenen hedefe yönelik yapılıp düşük komplikasyon oranlarıyla güvenilir tanı sağlamaktadır. Biyopsi işlemi yaklaşık 10-15 dakika sürüp işlem sonrası hastalar genellikle 1-2 saat hastanede gözlemlenerek taburcu edilmektedir. Tiroit, meme, lenf bezi, karaciğer, akciğer, böbrek, kemik ve yumuşak doku kitlelerinin neredeyse tümüne biyopsi işlemi yapılıp güvenli bir şekilde tanı konulabilmektedir.
Karaciğerdeki kitlenin Ultrason cihazı eşliğinde iğne ile biyopsi görüntüsü (Oklar iğneyi gösteriyor).
Akciğer kitlesinin içerisine tomografi cihazı eşliğinde iğne ile girilip biyopsi alma görüntüsü (İğne ve kitle kırmızı daire içine alınmış).
Onkoloji pratiğinde sık karşılaşılan gereksinimlerden biri de güvenli damar yolu erişimidir. Onkoloji hastalarında kemoterapi ilaçlarının normal periferik damar yolları ile verilmesi hastalar için ciddi problemlere yol açabilmektedir. Bu nedenle bu hastalara boyun ana damarlarından kateter veya port takılması gerekmektedir.
Girişimsel radyoloji, bu vasküler erişim yollarının (Kateter ve port) yerleştirilmesinde, görüntüleme rehberliği sayesinde komplikasyon oranlarını minimize eden en güvenli branştır. Geleneksel "körleme" yöntemlerin aksine, girişimsel radyologlar işlemi gerçek zamanlı görüntüleme (Ultrason ve floroskopi) altında gerçekleştirerek Geçici ve Kalıcı Port kataterinin yerleştirme işlemleri aynı tanısal işlemlerde olduğu gibi lokal analjezikler yardımı ile ağrısız ve hızlı bir şekilde gerçekleştirerek hasta konforu ve olası komplikasyonlardan korumak amaçlanır.
Tedavi alanında ise girişimsel radyoloji lokal ve bölgesel tedavi yöntemleriyle ön plana çıkar. Tümör yakma (Ablasyon) teknikleri bu yöntemlerin başında gelmektedir.
Radyofrekans ablasyon, mikrodalga ablasyon, kriyoablasyon vb. gibi teknikler, özellikle karaciğer ve böbrek tümörlerinde etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yöntemlerde tümör dokusu içerisine dışarıdan bir iğne ile girilerek hedeflenen dokuların ölmesi sağlanır ve çevre sağlıklı dokunun korunmasına olanak tanır. Özellikle 4 cm ve altındaki tümörlerde bu iğne ile tümör yakma tedavisinin etkinliği cerrahi yöntemlerle benzer başarı oranına sahiptir.
Cerrahiden farklı olarak hastalarda bir kesi açılmadığı için birkaç saat içerisinde taburculuk yapılıp normal gündelik hayatlarına dönebilmekteler. Son zamanlarda bazı meme tümörlerinde de bu işlemler yapılmaktadır.

Karaciğerdeki kanser dokusunun iğne ile yakma tedavisi sonrası tamamen ölü bir dokuya dönüştüğünün tomografi görüntüsü (Solda canlı tümör dokusu, sağda ölü tümör dokusu kırmızı daireler içerisine alınmış).
Tümörlerde bir diğer önemli tedavi yöntemi de tümörleri besleyen damarlara anjiyo yöntemiyle kasık damarından ulaşıp sadece tümör dokusu içerisine kemoterapi veya radyoterapi verilen Transarteriyel Kemoembolizasyon (TACE) ve radyoembolizasyon (TARE) yöntemleridir.
Son zamanlarda bu teknikler girişimsel onkolojinin modern tedavi araçları arasında yerini almıştır. Özellikle karaciğer tümörlerinde kullanılan TACE ve TARE, tümörün arteriyel beslenmesini hedef alarak lokal kontrol sağlamayı amaçlar. TACE’de kemoterapi ilaçları ile embolizan maddeler birlikte verilerek tümör içerisinde çok yoğun bir şekilde kemoterapi ilaçları hapsedilip tümörün ölmesi sağlanır. Bu yöntemde kemoterapi ilaçları sadece tümör içerisine enjekte edildiği için kemoterapi ilaçlarının vücuda olan yan etkileri de minimize edilmiş olur; TARE’de ise aynı işlem kemoterapi ilaçları yerine radyoaktif maddeler verilerek uygulanır.
Radyoaktif mikroküreler aracılığıyla tümör dokusuna yüksek dozda internal radyasyon uygulanır. Bu yöntemler, özellikle cerrahiye uygun olmayan hastalarda etkili bir alternatif oluşturmakta, ayrıca sistemik tedavilerle kombine edilebilmektedir.

Karaciğer tümörünün damarının içerisine anjiyo ile ulaşarak sadece tümör dokusu içerisine yoğun kemoterapi ilaçlarının verilme görüntüsü (siyah oklar tümörün sınırlarını gösteriyor).
Girişimsel radyoloji tümörlere bağlı safra veya idrar yollarının tıkanmaları durumunda; bu tıkanıklıkları ameliyatsız bir şekilde çözmek açısından belirgin katkı sağlar.
Tümöre bağlı safra yolu tıkanıklıklarında dışarıdan bir iğne yardımıyla karaciğerdeki safra yollarına giriş yapılıp tıkalı bölgelere kateter (İnce bir boru sistemi) yerleştirilerek veya stentleme ile safra da akış sağlanırken, idrar yollarının tümöre bağlı tıkanıklarında da nefrostomi uygulamaları böbrek fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olur. Bu yöntemlerle safra ve idrar akışı sağlanıp vücutta birikmesi ve hastaların karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının etkilenmesi engellenmiş olur.
Bunun yanı sıra, tümörlerin vücuttaki herhangi bir atardamar veya toplardamarı invaze etmesi veya bu damarlara hasar vermesi durumunda, kanser hastalarında kanama veya tromboz gibi ciddi ve acil hayati riskler ortaya çıkar” ifadelerini kullanan Doç. Dr. Kolu, “Bu risklerin hızlıca giderilmesinde girişimsel radyoloji bölümlerinde bu hastalara mesai saatleri içerisinde veya dışında hızlıca hayat kurtarıcı müdahaleler yapılmaktadır. Bu işlemlerle girişimsel radyoloji bölümü kanser hastalarını hayatta tutarak kanserden kurtulmaları için ciddi olanaklar sağlayan tedaviler uygulamaktadır.
Girişimsel radyoloji, modern onkoloji yönetiminde bir "destek birimi" olmanın çok ötesine geçerek, tedavinin gidişatını belirleyen temel disiplinlerden biri konumuna yükselmiştir.
Minimal invaziv tekniklerin sunduğu düşük komplikasyon oranları ve yüksek hasta konforu, kanserle mücadelede elimizi güçlendiren en stratejik unsurlardır. "Kesmeden iyileştirme" sanatını teknolojiyle birleştiren bu branş, onkoloji hastalarına sadece bir tedavi seçeneği değil; daha kaliteli, daha ağrısız ve daha umut dolu bir yaşam süreci vaat etmektedir.
Eklenme Tarihi:2026-08-01 08:24:17
Güncelleme Tarihi:2026-08-01 08:24:17
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.
GAZİANTEP ÖZEL SAĞLIK HASTANESİ A.Ş.
(SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ)
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ KAPSAMINDA AYDINLATMA METNİ
Kişisel Verilerin İşlenmesi/Korunması Hakkında Bilgilendirme
Gaziantep Özel Sağlık Hastanesi A.Ş. (SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi) olarak, her türlü kişisel verilerinizin güvenliği, mahremiyeti ve korunmasına önem vermekteyiz. Bu bilinçle, sizlere ait her türlü kişisel verinin en iyi şekilde ve özenle işlenerek muhafaza edilmesine büyük hassasiyet göstermekteyiz. Bu sorumluluğumuzun bilinci ile Türk Ceza Kanunu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatlar çerçevesinde tüzel Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verilerinizi aşağıda belirtilen şekilde işlemekteyiz.
Kişisel Verilerin Toplanması Amaçları
Hasta ve yakınlarına daha yüksek kalitede hizmet sunabilmek amacı ile kişisel verilerinizi, verilen hizmetin niteliğine bağlı olarak Çağrı Merkezi, internet, mobil uygulamalar, fiziksel mekânlar ve benzeri kanallardan sözlü, yazılı, görsel, ya da elektronik olarak elde etmekteyiz. Bu çerçevede tüm tıbbî teşhis, muayene, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli olan ve bu amaçla elde edilen kişisel sağlık verisi başta olmak üzere, başlıca genel ve özel nitelikli kişisel veriler aşağıda sıralanmıştır;
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Yukarıda sayılmış olan kişisel verileriniz ile özel nitelikli kişisel verileriniz aşağıdaki amaçlar ile işlenmektedir.
Yukarıda sayılan Kişisel ve Özel Nitelikli Verileriniz Özel Sani Konukoğlu Hastanesi ve dış hizmet sağlayıcıların bünyesinde fiziki ve elektronik arşivlerde titizlikle mevzuat hükümlerine uygun olarak muhafaza edilecektir.
Kişisel Verilerin Aktarılması
Kişisel verileriniz, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu, Sağlık Uygulama Tebliği, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği…vb. Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve konuya ilişkin diğer merkezi idarelerin düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleri çerçevesinde ve yukarıda açıklanan amaçlarla;
Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Nedenleri
Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda belirtilen amaçlar ve Özel Sani Konukoğlu Hastanesi faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda hastanemizin akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki nedenleri;
(Kanun’un 6. maddesi 3. Fıkrası “Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.”
Kişisel Verilerinizin Korunmasına Yönelik Haklarınız
6698 Sayılı KVKK 11. Maddesi hükmü gereğince kişisel veri sahibi hastanemize müracaatta bulunarak kişisel verileri ile ilgili aşağıdaki haklardan faydalanabilir;
Kişisel Veri Güvenliği ve Bilgi Talep Hakkı
Kişisel verilerinizin güvenliği teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere karşı uygun bir şekilde bilgi talepleriniz karşılanmaktadır.
6698 KVKK kapsamındaki taleplerinizi, “www.sankohastanesi.com.tr” web adresindeki “KİŞİSEL VERİLERE ERİŞİM BİLGİ TALEP FORMU” nu doldurarak;
BİLGİ TALEP FORMU İÇİN TIKLAYINIZ