Kanser tedavisinde cerrahi, ilaç tedavileri ve radyoterapi temel tedavi yöntemleridir. Radyasyon Onkolojisi Bölümümüzde her hastanın tedavisi; hastalığın türü, evresi, yerleşimi ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak kişiye özel biçimde planlanır.
Radyasyon onkolojisi; kanser hücrelerini yok etmek, tümörün büyümesini durdurmak veya hastalığa bağlı şikâyetleri azaltmak amacıyla yüksek enerjili ışınların kullanıldığı tıp uzmanlık alanıdır. Bu tedaviye radyoterapi, diğer adıyla ışın tedavisi denir.
Radyoterapide çoğunlukla yüksek enerjili X ışınları veya elektronlar kullanılır. Bu ışınlar “iyonlaştırıcı radyasyon” olarak adlandırılır; yani hücrelerin yapısında ve genetik materyalinde değişiklik oluşturabilecek enerjiye sahiptir. Kanser hastalarının yarısından fazlası, tedavi sürecinin bir aşamasında radyoterapi alabilmektedir.
Radyoterapi bazı hastalarda tek başına, bazı hastalarda ameliyat veya ilaç tedavileriyle birlikte uygulanır. Tedavinin yöntemi ve zamanlaması, güncel bilimsel rehberler ve hastanın bireysel özellikleri doğrultusunda belirlenir.
Sağlıklı hücreler belirli bir düzen içinde büyür ve bölünür. Kanser hücreleri ise bu kontrol mekanizmasını kaybederek hızlı ve düzensiz biçimde çoğalır. Radyoterapide kullanılan yüksek enerjili ışınlar, kanser hücrelerinin genetik yapısında, yani DNA’sında hasar oluşturur. Bu hasar nedeniyle kanser hücreleri çoğalma yeteneğini kaybeder ve zaman içinde ölür. Tedavinin etkisi çoğunlukla tek bir seansta değil, tedavi süreci boyunca giderek ortaya çıkar.
Radyoterapinin temel amacı, tümöre gerekli dozu verirken çevredeki sağlıklı dokuların aldığı radyasyon miktarını mümkün olduğunca azaltmaktır. Sağlıklı hücreler, radyasyonun oluşturduğu hasarı kanser hücrelerine göre genellikle daha iyi onarabilir.
Bunun yanında üç boyutlu planlama, yoğunluk ayarlı tedavi ve görüntü kılavuzluğu gibi modern yöntemler sayesinde ışınlar tümörün şekline ve konumuna göre yönlendirilir. Böylece kalp, akciğer, omurilik, böbrekler, bağırsaklar veya görme sinirleri gibi korunması gereken organlara ulaşan doz azaltılmaya çalışılır. Sağlıklı dokuların tamamen sıfır doz alması her zaman mümkün değildir; ancak güncel tekniklerle bu doz güvenli sınırlar içinde tutulmaya çalışılır.
Küratif (Tedavi edici) radyoterapi: Hastalığı tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen tedavidir. Erken evre gırtlak ve prostat kanserleri ile rahim ağzı kanserinin bazı evrelerinde tek başına veya ilaç tedavisiyle birlikte uygulanabilir. Uygun hastalarda organın ve organ işlevlerinin korunmasına yardımcı olabilir.
Neoadjuvan (Ameliyat öncesi) radyoterapi: Tümörü küçültmek, ameliyatı kolaylaştırmak ve daha koruyucu bir cerrahi yapılabilmesine katkı sağlamak amacıyla uygulanır. Özellikle rektum, yemek borusu, bazı meme kanserleri ve bazı yumuşak doku tümörlerinde kullanılabilir.
Adjuvan (Ameliyat sonrası tamamlayıcı) radyoterapi: Tümör ameliyatla tamamen çıkarılmış görünse bile bölgede görüntüleme yöntemleriyle fark edilemeyen kanser hücreleri kalabilir. Radyoterapi bu hücreleri yok etmek ve hastalığın aynı bölgede tekrarlama riskini azaltmak amacıyla verilir. Meme, akciğer, beyin ve diğer bazı kanserlerde uygulanabilir.
Palyatif (Şikâyet azaltıcı) radyoterapi: İleri evre hastalıkta ağrıyı azaltmak, tümöre bağlı kanamayı kontrol etmek, nefes darlığını hafifletmek veya sinir dokuları üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla uygulanır. Temel hedef hastanın yaşam kalitesini artırmaktır.
Bazı kanserlerde radyoterapi ve kemoterapi aynı tedavi döneminde birlikte uygulanır. Bu tedaviye kemoradyoterapi denir.
Kemoterapi, kanser hücrelerini radyasyona daha duyarlı hâle getirerek tedavinin etkisini artırabilir. Bu süreçte hastanın kan değerleri, genel durumu ve tedaviye bağlı yan etkileri tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisi uzmanları tarafından birlikte takip edilir.
Bazı kanserlerde amaç yalnızca hastalığı kontrol altına almak değil, etkilenen organın yapısını ve işlevini de mümkün olduğunca korumaktır.
Gırtlak, mesane, meme, rektum ve bazı diğer organ kanserlerinde; cerrahi, ilaç tedavisi ve radyoterapinin uygun biçimde bir arada kullanılmasıyla organın tamamen alınmasının önüne geçilmesi hedeflenebilir. Her hastanın bu yaklaşıma uygunluğu ayrı ayrı değerlendirilir.
Eksternal radyoterapi (Dışarıdan ışın tedavisi): En sık kullanılan yöntemdir. Hasta, lineer hızlandırıcı (LINAC) adı verilen özel tedavi cihazının masasına yatırılır. Cihaz hastaya temas etmeden farklı açılardan ışın gönderir ve önceden planlanan dozu hedef bölgeye uygular. Tedavi sırasında ağrı, yanma veya ısı hissedilmez.
Brakiterapi (İçeriden ışın tedavisi): Radyasyon kaynağının tümörün içine, yakınına veya ilgili vücut boşluğuna geçici ya da kalıcı olarak yerleştirildiği yöntemdir. Kateter veya aplikatör adı verilen özel araçlar kullanılabilir. Özellikle rahim ağzı, rahim içi, prostat ve seçilmiş bazı meme kanserlerinde uygulanabilir. Radyasyonun hedefe çok yakın verilmesi, çevredeki sağlıklı dokuların aldığı dozun azaltılmasına yardımcı olur.
Meme kanseri: Meme koruyucu cerrahi sonrasında geride kalabilecek mikroskobik hücreleri yok etmek amacıyla tüm memeye; memenin tamamının alındığı ameliyatlardan sonra ise gerekli hastalarda göğüs duvarı ve bölgesel lenf bezlerine radyoterapi uygulanabilir.
Akciğer kanserleri: Erken evrede ameliyat olamayan seçilmiş hastalarda tümörü kontrol etmeyi veya ortadan kaldırmayı hedefleyen yüksek hassasiyetli tedaviler uygulanabilir. Daha ileri evrelerde radyoterapi, kemoterapiyle eş zamanlı veya ardışık olarak kullanılabilir.
Prostat kanseri: Erken ve yerel ileri evre hastalıkta radyoterapi temel tedavi seçeneklerinden biridir. Uygun hastalarda cerrahiye alternatif olabilir ve prostatın anatomik bütünlüğünün korunmasını sağlar.
Baş-boyun kanserleri: Gırtlak, geniz, dil ve ağız içi kanserlerinde radyoterapi tek başına veya kemoterapiyle birlikte kullanılabilir. Uygun hastalarda konuşma ve yutma gibi işlevlerin korunmasına katkı sağlayan organ koruyucu yaklaşımlar uygulanabilir.
Sindirim sistemi kanserleri: Rektum ve yemek borusu kanserlerinde radyoterapi, tümörü küçültmek ve cerrahinin başarısını artırmak amacıyla ameliyat öncesinde uygulanabilir. Hastalığın türüne ve evresine göre ameliyat sonrası veya kesin tedavi amacıyla da kullanılabilir.
Jinekolojik kanserler: Rahim ağzı ve rahim içi kanserlerinde dışarıdan radyoterapi ile brakiterapi birlikte veya ayrı ayrı uygulanabilir. Tedavi, hastalığın evresine ve cerrahi durumuna göre planlanır.
Beyin tümörleri ve beyin metastazları: Menenjiom gibi iyi huylu tümörler, glioblastom gibi kötü huylu beyin tümörleri ve vücudun başka bir bölgesinden beyne yayılmış metastazlar radyoterapiyle tedavi edilebilir. Uygun küçük odaklarda stereotaktik radyocerrahi kullanılabilir.
Diğer tümörler: Radyoterapi; kemik, karaciğer, böbrek, mesane, yumuşak doku ve diğer birçok organ tümöründe hastalığın türüne, yerleşimine ve evresine göre uygulanabilir.
Yeni nesil lineer hızlandırıcılarda cihaz başlığında bulunan çok yapraklı kolimatörler (MLC), birbirinden bağımsız hareket eden küçük metal yaprakçıklardır. Bu yaprakçıklar radyasyon alanını tümörün şekline göre biçimlendirerek çevredeki sağlıklı dokuların korunmasına yardımcı olur.
3 boyutlu konformal radyoterapi (3B-KRT): Planlama tomografisiyle tümörün üç boyutlu haritası çıkarılır ve ışın alanları hedefin biçimine uyarlanır.
IMRT (Yoğunluk ayarlı radyoterapi): Radyasyon demetinin yalnızca şekli değil, demetin farklı bölümlerindeki doz yoğunluğu da değiştirilebilir. Özellikle baş-boyun, prostat ve jinekolojik kanserlerde, tümöre yakın sağlıklı organların korunmasına yardımcı olur.
VMAT (Hacimsel yoğunluk ayarlı ark tedavisi): Cihaz hastanın etrafında yay biçiminde dönerken ışın yoğunluğunu, dönüş hızını ve çok yapraklı kolimatörlerin konumunu eş zamanlı olarak değiştirir. Bu yöntem bazı karmaşık tedavilerde ışınlama süresini kısaltabilir ve hastanın masada daha kısa süre hareketsiz kalmasını sağlayabilir.
IGRT (Görüntü kılavuzluğunda radyoterapi): Organlar nefes alma, mesane doluluğu veya bağırsak hareketleri nedeniyle her gün küçük miktarlarda yer değiştirebilir. IGRT’de tedavi öncesinde cihaz üzerinde görüntü alınır ve bu görüntü planlama görüntüsüyle karşılaştırılır. Gerekirse hasta pozisyonu milimetrik olarak düzeltilir; böylece ışının doğru bölgeye uygulanma hassasiyeti artırılır.
SRS (Stereotaktik radyocerrahi): Özellikle küçük beyin tümörleri ve beyin metastazlarında kullanılan, cerrahi kesi yapılmadan çok hassas biçimde yüksek doz radyasyon uygulanmasını sağlayan yöntemdir. Adında “cerrahi” geçmesine rağmen ameliyat değildir.
SBRT (Stereotaktik vücut radyoterapisi): Akciğer, karaciğer, kemik, böbrek ve diğer bazı bölgelerdeki küçük, iyi sınırlı tümörlere az sayıda seansta yüksek doz uygulanmasını sağlar. Tedavi çoğunlukla birkaç seansta tamamlanır; uygunluk tümörün boyutu, yeri ve çevredeki organlara göre belirlenir.
Derin nefes tutma yöntemi (DIBH): Özellikle sol meme radyoterapisinde hasta derin nefes aldığında kalp ile göğüs duvarı arasındaki mesafe artabilir. Tedavinin yalnızca uygun nefes düzeyinde uygulanması, kalbin aldığı radyasyon dozunu azaltmaya yardımcı olur.
Radyoterapinin başarısı yalnızca tedavi cihazına değil, uygulamadan önce gerçekleştirilen ayrıntılı planlama ve kalite kontrol sürecine de bağlıdır. Her tedavi, hastanın anatomisine ve tümörün özelliklerine göre hazırlanır.
Hastanın muayenesi, patoloji raporları ve görüntüleme sonuçları değerlendirilir. Radyoterapinin gerekli olup olmadığı, tedavinin amacı, dozu ve diğer tedavilerle sıralaması belirlenir. Uygun hastalar multidisipliner onkoloji konseyinde görüşülür.
Tedavinin ilk fiziksel aşaması, tedavi pozisyonunda çekilen planlama tomografisidir. Bu işleme “BT simülasyon” denir.
Tedavinin her gün aynı bölgeye hassas biçimde uygulanabilmesi için hastanın pozisyonunun tekrarlanabilir olması gerekir. Bu nedenle tedavi bölgesine göre kişiye özel termoplastik maske, vakumlu yatak, yastık veya başka destekleyici aparatlar hazırlanabilir.
Hasta uygun pozisyondayken çekilen bilgisayarlı tomografi, vücudun üç boyutlu dijital görüntüsünü oluşturur ve tedavi planının temelini oluşturur.
Planlama tomografisi gerekli durumlarda manyetik rezonans (MR) veya PET/BT görüntüleriyle bilgisayar ortamında birleştirilir. Bu işleme “görüntü füzyonu” denir.
Radyasyon onkoloğu, görülebilen tümör dokusunu, mikroskobik hastalık bulunma riski olan çevre bölgeleri ve korunması gereken sağlıklı organları üç boyutlu olarak belirler. Bu çizim işlemine “konturlama” adı verilir.
Hedefler ve korunacak organlar belirlendikten sonra medikal fizik uzmanı tarafından kişiye özel tedavi planı hazırlanır.
İleri bilgisayar algoritmaları kullanılarak ışınların hangi açılardan, hangi yoğunlukta ve ne kadar süreyle uygulanacağı hesaplanır. Amaç, tümöre reçete edilen dozu ulaştırırken sağlıklı organların aldığı dozu belirlenen güvenlik sınırlarının altında tutmaktır.
Hazırlanan plan, radyasyon onkoloğu ve medikal fizik uzmanı tarafından birlikte değerlendirilir. Karmaşık planların hazırlanması ve iyileştirilmesi zaman alabilir.
Tedavi başlamadan önce cihazların düzenli kalite kontrolleri yapılır. Hastaya özel karmaşık planlarda, hesaplanan dozun cihaz tarafından doğru uygulanıp uygulanmadığı ayrıca test edilebilir.
Bu amaçla insan dokusunun radyasyona verdiği yanıtı taklit eden fantom adı verilen özel ölçüm sistemleri kullanılır. Ölçülen doz ile bilgisayar planındaki dozun kabul edilen sınırlar içinde uyumlu olduğu doğrulandıktan sonra tedavi onaylanır.
Planlama ve kalite kontrol aşamalarının tamamlanmasının ardından tedavi seansları başlar. Radyoterapi çoğunlukla hafta içi her gün uygulanır; ancak seans sayısı hastalığın türüne, yerleşimine, tedavi amacına ve kullanılan yönteme göre değişebilir.
Her seansta hasta, simülasyon sırasında belirlenen pozisyonda tedavi masasına yerleştirilir. Gerektiğinde tedavi öncesinde görüntü alınarak hedefin doğru konumda olduğu kontrol edilir.
Radyoterapi sırasında ağrı, yanma veya ısı hissedilmez. Hasta cihazın hareketini ve çalışma sesini duyabilir. Tedavi odasında geçirilen süre çoğunlukla 10–30 dakika arasındadır; ışının uygulandığı süre bunun yalnızca bir bölümüdür.
Kanser tedavisi çoğu zaman tek bir bölümün uyguladığı tek bir tedaviden ibaret değildir. Hastalığın türüne, yaygınlığına ve hastanın genel sağlık durumuna göre ameliyat, ilaç tedavisi ve radyoterapi birlikte veya belirli bir sırayla uygulanabilir. Multidisipliner yaklaşım, farklı uzmanlık alanlarının ortak değerlendirme yapması anlamına gelir.
Onkoloji konseyi, kanser hastalarının tanı ve tedavi bilgilerinin farklı uzmanlık alanlarından hekimler tarafından birlikte değerlendirildiği toplantıdır.
Konseye hastalığın türüne göre aşağıdaki uzmanlar ve gerekli diğer bölümler katılabilir:
Konseyde görüntüleme sonuçları, patoloji raporu, hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumu değerlendirilir. Ameliyat, ilaç tedavisi ve radyoterapinin gerekli olup olmadığına ve hangi sırayla uygulanacağına güncel bilimsel rehberler doğrultusunda birlikte karar verilir.
Radyasyon onkoloğu: Hastayı değerlendirir; tedavi edilecek bölgeyi, uygulanacak dozu, seans sayısını ve korunması gereken sağlıklı organları belirler. Tedavi sürecini ve yan etkileri takip eder.
Medikal fizik uzmanı: Işınların hedefe doğru biçimde ulaşmasını sağlayan bilgisayar destekli tedavi planını hazırlar. Cihazların, ölçüm sistemlerinin ve hastaya özel planların kalite kontrollerini yürütür.
Radyoterapi teknikeri: Hastayı her seansta doğru pozisyonda tedavi cihazına yerleştirir, görüntüleme kontrollerini gerçekleştirir ve onaylanan tedavi planını uygular.
Onkoloji hemşiresi: Tedavi boyunca hastanın genel durumunu ve yan etkilerini izler; cilt bakımı, ilaç kullanımı ve hasta eğitimi konularında destek sağlar.
Kanser tedavisinde yalnızca tümörün kontrolü değil, hastanın beslenme durumu, fiziksel gücü, psikolojik iyilik hâli ve günlük yaşamını sürdürebilmesi de önemlidir.
Özellikle ağız, boğaz veya sindirim sistemi bölgesine radyoterapi uygulanan hastalarda iştahsızlık, yutma güçlüğü veya kilo kaybı görülebilir. Diyetisyen desteğiyle hastanın ihtiyaçlarına uygun bir beslenme programı hazırlanabilir.
Kanser tanısı ve tedavi süreci hasta ve yakınlarında kaygı, stres ve uyum güçlüğü oluşturabilir. Psikolojik destek, bu sürecin daha sağlıklı yönetilmesine ve tedaviye uyumun artırılmasına yardımcı olabilir.
Tedavi cihazları düzenli olarak kalite kontrol ve kalibrasyon işlemlerinden geçirilir. Hastaya özel tedavi planları, gerekli durumlarda ölçüm sistemleriyle doğrulanır. Amaç, planlanan dozun hedef bölgeye doğru ve güvenli biçimde uygulanmasıdır.
Dışarıdan uygulanan radyoterapi hastayı radyoaktif hâle getirmez. Hasta seans sonrasında çevresine radyasyon yaymaz ve günlük yaşamına devam edebilir.
Geçici brakiterapide radyoaktif kaynak işlem sonunda vücuttan çıkarılır ve hasta radyoaktif kalmaz. Kalıcı radyoaktif kaynak kullanılan sınırlı sayıdaki uygulamada ise hekim tarafından belirli bir süre için özel güvenlik önerileri verilebilir.
Hastanemiz Radyasyon Onkolojisi Bölümünde tedavi süreci; güncel ulusal ve uluslararası bilimsel rehberler, modern radyoterapi teknolojileri ve ayrıntılı kalite kontrol standartları doğrultusunda yürütülür.
Her hastanın tedavisi, radyasyon onkologları, medikal fizik uzmanları, radyoterapi teknikerleri, onkoloji hemşireleri ve ilgili diğer branşların ortak çalışmasıyla kişiye özel olarak planlanır. Temel hedefimiz, tümörü etkili biçimde tedavi ederken sağlıklı dokuları mümkün olduğunca korumak ve hastanın yaşam kalitesini gözetmektir.
Eklenme Tarihi:2026-07-29 08:13:00
Güncelleme Tarihi:2026-07-29 08:15:12
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.
GAZİANTEP ÖZEL SAĞLIK HASTANESİ A.Ş.
(SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ)
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI VE İŞLENMESİ KAPSAMINDA AYDINLATMA METNİ
Kişisel Verilerin İşlenmesi/Korunması Hakkında Bilgilendirme
Gaziantep Özel Sağlık Hastanesi A.Ş. (SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi) olarak, her türlü kişisel verilerinizin güvenliği, mahremiyeti ve korunmasına önem vermekteyiz. Bu bilinçle, sizlere ait her türlü kişisel verinin en iyi şekilde ve özenle işlenerek muhafaza edilmesine büyük hassasiyet göstermekteyiz. Bu sorumluluğumuzun bilinci ile Türk Ceza Kanunu, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatlar çerçevesinde tüzel Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verilerinizi aşağıda belirtilen şekilde işlemekteyiz.
Kişisel Verilerin Toplanması Amaçları
Hasta ve yakınlarına daha yüksek kalitede hizmet sunabilmek amacı ile kişisel verilerinizi, verilen hizmetin niteliğine bağlı olarak Çağrı Merkezi, internet, mobil uygulamalar, fiziksel mekânlar ve benzeri kanallardan sözlü, yazılı, görsel, ya da elektronik olarak elde etmekteyiz. Bu çerçevede tüm tıbbî teşhis, muayene, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli olan ve bu amaçla elde edilen kişisel sağlık verisi başta olmak üzere, başlıca genel ve özel nitelikli kişisel veriler aşağıda sıralanmıştır;
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Yukarıda sayılmış olan kişisel verileriniz ile özel nitelikli kişisel verileriniz aşağıdaki amaçlar ile işlenmektedir.
Yukarıda sayılan Kişisel ve Özel Nitelikli Verileriniz Özel Sani Konukoğlu Hastanesi ve dış hizmet sağlayıcıların bünyesinde fiziki ve elektronik arşivlerde titizlikle mevzuat hükümlerine uygun olarak muhafaza edilecektir.
Kişisel Verilerin Aktarılması
Kişisel verileriniz, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu, Sağlık Uygulama Tebliği, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği…vb. Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve konuya ilişkin diğer merkezi idarelerin düzenlemeleri ve sair mevzuat hükümleri çerçevesinde ve yukarıda açıklanan amaçlarla;
Kişisel Veri Toplamanın Yöntemi ve Hukuki Nedenleri
Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda belirtilen amaçlar ve Özel Sani Konukoğlu Hastanesi faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda hastanemizin akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki nedenleri;
(Kanun’un 6. maddesi 3. Fıkrası “Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.”
Kişisel Verilerinizin Korunmasına Yönelik Haklarınız
6698 Sayılı KVKK 11. Maddesi hükmü gereğince kişisel veri sahibi hastanemize müracaatta bulunarak kişisel verileri ile ilgili aşağıdaki haklardan faydalanabilir;
Kişisel Veri Güvenliği ve Bilgi Talep Hakkı
Kişisel verilerinizin güvenliği teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere karşı uygun bir şekilde bilgi talepleriniz karşılanmaktadır.
6698 KVKK kapsamındaki taleplerinizi, “www.sankohastanesi.com.tr” web adresindeki “KİŞİSEL VERİLERE ERİŞİM BİLGİ TALEP FORMU” nu doldurarak;
BİLGİ TALEP FORMU İÇİN TIKLAYINIZ