Baş ağrısı insanları etkileyen en yaygın ağrılı durumlardan biridir. Pek çok farklı tipi olan baş ağrılarının bazıları iyi huylu özellik sergilerken bazen ciddi ve yaşamı tehdit eden nedenlerle ilişkili olabiliyor.
Hekime başvurmadan ve kendi kendilerine buldukları çeşitli yollardan baş ağrısını geçirmeye çalışan veya geçiren hastalar, hekime başvuranlardan 5 kat fazladır. Baş ağrısına ilişkin kaynaklar, Milattan Önce 3.000 yılına kadar uzanır.
İnsanları etkileyen en ağrılı durumlardan yaygın olanı baş ağrısıdır. İyi istatistik yapan ülkelerde halkın yüzde 85’inde baş ağrısı vardır. Bunların yüzde 15’inin baş ağrısı çekmediklerini söylemelerine rağmen bu hissi bildikleri, fakat üzerinde durmadıkları bildirilmiştir.
Baş ağrısı, nörolojik (Beyin) hastalıkların yanı sıra, sistemik hastalıklara da eşlik eden bir belirtidir. Baş ağrısı bulgusu değerlendirilirken göz ardı edilmemesi gereken konular vardır.
Baş ağrısı bulunan hasta değerlendirilirken ilk yapılması gereken acil müdahale gerektiren ikincil baş ağrısı dediğimiz travma, tıkanma, kanama, enfeksiyon, metabolik bozukluk gibi bozuklukların dışlanmasıdır. Fizik muayene her zaman yeterli bilgi vermeyeceğinden özel incelemelerle bu incelemelere bağlı baş ağrısının dışlanması yararlıdır.
Baş ağrısının doğru tanısında hastalığın ayrıntılı öyküsü büyük önem taşır. Baş ağrısı hastalarının çoğu zaman korkunç bir hastalığa yakalanmış olmaktan endişe duyarlar.
Doktorlar baş ağrısının öyküsünü alırken sistematik olarak özelliklerini de sorgular.
Dikkat edilmesi gereken konular:
Migrenin kadınlarda daha sık görülür ve değişik tipleri vardır. Bu tip baş ağrısı zonklayıcı, genellikle tek taraflı, bazen iki taraflı, bazen kısa bazen de günlerce sürebilir.
Migren atakların yüzde 20’sinde aura denen özellikle görsel belirtiler vardır. Bu ağrı, kişinin günlük yaşam aktivitelerini etkileyecek derecede, başın hareketleri ve fiziksel aktivite ile artan bir ağrıdır. Ağrı sırasında bulantı zaman zaman kusmaya rastlanır. Hastalar ışık ve ses gibi çevreden gelen uyarılardan rahatsız olur. Ağrı kadınlarda genellikle adetten önce ortaya çıkar. Ailede baş ağrısı öyküsü sıktır. Başlangıçta bazı yiyecek ve kimyasallara bağlı olabilir. Beyin muayeneleri normaldir.
Gerilim tipi baş ağrısı primer baş ağrıları içinde en sık görülen türüdür. Sıklıkla 20 yaş civarında başlar. Kadınlarda sıklıkla görülmekle birlikte aradaki fark migrende olduğu kadar çarpıcı değildir. Gerilim baş ağrısının şiddeti gün içinde değişebilir. Ağrı, baskı ve sıkışma şeklinde tanımlanır. Genellikle çift taraflıdır. Başlangıçta ağrı başın arka bölgesindeyken sonrasında mengene ile sıkıştırıyormuş gibi bütün başa yayılır. Akşamları kötüleşir, günlerce sürebilir. Stres durumunda ortaya çıkar. Boyun kaslarında spazmdan başka bulguya rastlanmaz. Fizik aktivite ya da alkol ağrıyı artırmaz. Şiddetli ataklarda hafif ışık ve sesten rahatsızlanma görülebilir.
Bu tip baş ağrıları 15 ile 90 dakika sürebilir ve en sık yılda 1 – 2 kez ataklar şeklindedir. 3- 16 hafta süren kümeler halinde ortaya çıkan bu ağrı genellikle hastayı her gece aynı saatte uyandırır. Tek gözün çevresinde ya da arkasında çok şiddetli ağrı mevcuttur. Sıklıkla çene, burun ya da dişlere yayılabilir.
Göz kapağında düşme, gözde kızarma – yaşarma, burun akıntısı, gözbebeğinde değişiklikler olabilir. Tek ya da çift taraflı terleme vardır. Alkol, soğuk, rüzgar, yüze sıcak hava üflemesi, damar genişleticiler, aşırı heyecan ve uyku, atakları tetikler. Yüzde kızarma olur.
Çok seyrek görülen bu baş ağrısı türü kadınlarda daha sık görülür. Ağrı hep aynı tarafta ve şiddetli olarak ortaya çıkar.
Hastayı genellikle her gece aynı saatte uyandıran bu ağrı göz, alın ve şakak çevresinde çok şiddetli olarak kendini gösterir ve kulak, boyun ya da omuza yayılabilir. Ağrı ile aynı tarafta göz yaşarması, burun akıntısı, göz kapağında hafif düşme, gözde kanlanma olur. Atakları, baş hareketleri tetikleyebilir. Şiddetli ataklarda bulantı ve kusma görülebilir.
Bu baş ağrısı değişik mekanizmalarda oluşabilir ve baş dönmesi ile birlikte görülür.
Beyin tümörleri
Beyin tümörü olan bir hastanın sadece baş ağrısı nedeniyle başvurması nadir görülür. Bu hastalıklar, urun kendisini işaret eden sara nöbetleri veya bölgesel beyin hasarı ile başvururlar. Ur büyüdükçe ağrı görülme oranı artar, kusma eklenir. Son dönemde tüm olgularda baş ağrısı görülür.
Yapısal lezyonlarla birlikte olmayan baş ağrıları
Damar bozuklukları ile ilgili baş ağrıları
Tıkayıcı Beyin Damar Hastalıkları
Tıkanan damarlara ait beyin bulguları ile karşımıza çıkar.
Kafa İçi Kanamaları:
Subaraknoid Kanama
Bu kanama, ani başlayan zonklayıcı baş ağrısına yol açar, kanamayla birlikte bilinç kaybı ve ani ölüm olabilir. Bu tip kanamalarda bulgular hayati önem taşır. Ense sertliği, göz kararması, bulantı – kusma, huzursuzluk, sara nöbetleri, uykulu hal ile birlikte olabilir, hızla komaya gidiş gözlenebilir. Bu nedenle bu bulguların görüldüğü şiddetli baş ağrısı mutlaka nöroloji – nöroşirurji uzmanı tarafından değerlendirilip, ileri tetkik yapılmalıdır. Çünkü subaraknoid kanama baş ağrıları içinde yaşamı acil olarak tehdit eden çok önemli bir rahatsızlıktır. Çoğu olguda kanama, beyin tomografisiyle birlikte belirlenir. Bazen de lomberponksiyon yani belden, beyin omurilik sıvısı alınarak tanı konabilir.
Patlamamış Damar Bozuklukları
Arterit
Karotis ve Vertebral Arter Ağrısı
Karotis ve Vertebral Arter Disseksiyonu
En sık belirtisi baş ağrısı olmakla birlikte bu genellikle tek taraflıdır, ağrı göz, göz çevresi ve alın bölgesine yerleşir.
Bu ağrı genellikle orta ve yüksek şiddette kendisini gösterir, sıklıkla beraberinde boyun ağrısı da olabilir, zonklayıcı ve sürekli niteliktedir.
Baş ağrısından önce geçici iskemik atak veya inmeler gibi fokal beyin bulguları görülebileceği gibi, bunlar baş ağrısından 2 haftaya kadar daha sonra da ortaya çıkabilir.
Karotidini Endarterektomi (Karotis ameliyatı) sonrası baş ağrısı
Toplardamar Tıkanıklığı (ven trombozu)
Bu baş ağrısı hastaların yüzde 80 – 90’ında bulunur. Baş ağrısı ilk bazen de tek belirti olarak kalır. Baş ağrısı sıklıkla yaygındır. Serebral venöz trombozun en iyi tanı yöntemi MRG’dir. Bu yöntemle tıkanmanın kendisi gösterilebilir.
Arteriyel hipertansiyon
Damarsal olmayan kafa içi bozukluklar ile ilgili baş ağrıları
Yüksek beyin omurilik sıvısı
Düşük beyin omurilik sıvısı basıncı
Bu hastaların çoğunda yüksek ateş, ense sertliği ile birlikte baş ağrısı vardır. Ayrıca bulantı, kusma, ışığa karşı duyarlılık ve uykuya karşı eğilimin de sık görülen yakınmalar olur.
Belirtilerin hassasiyetle değerlendirilmesi gerekir. Uykuya eğilim, uyanıklık kusuru, sara nöbetleri gibi şiddetli yakınmalar olduğunda acil servislere başvurulur. Şüphelenilen olguların mutlaka enfeksiyon hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilip ileri tetkik yapılması zorunludur.
Beyin dokusunu etkileyen bir enfeksiyondur. Baş ağrısı, ateş, bilinç değişiklikleri, zaman zaman beynin fokal bulguları ile karakterizedir.
Boyundan kaynaklanan baş ağrısı
Yaşlıların hemen hepsinde boyun kemiklerinin kireçlenmesine bağlı bulgulara rastlanır. Hastalar tepeden alına doğru yayılan bir ağrıyı tanımlar ve bu ağrılar genellikle sabit ve çift taraflı olup, boyun hareketleri ile şiddet artar.
Sinüzit
Hastaların çoğunda ağrı üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra başlar. Sinüzitin belirtileri kırgınlık, ateş, yüzde hassasiyet, burun ve genze akıntıdır ve tutulan sinüs veya sinüslere bağlı olarak alına, şakağa veya tepeye yayılabilir.
Kronik nevralji
En sık görülen türü trigeminal nevraljidir. Trigeminal nevralji tipik olarak tek taraflıdır, nadiren iki taraflı olabilir. Trigeminal sinirin bir veya birkaç dalında çok kısa süreli tek taraflı spazm veya elektrik çarpması gibi ağrı paroksizmleri ile karakterizedir. Ağrı yüzün belirli bölümlerinin yıkanma, tıraş olma, konuşma veya diş fırçalama gibi uyaranlarla uyarılması ile tetiklenebilir.
Baş ağrılarının çoğunda yaşamı tehdit eden bir durumun söz konusu değildir, ancak anormal olduğu düşünülen bulguların varlığında, nedenin saptanıp, tedavi edilmesi için mutlaka nöroloji uzmanına başvurulması gerekir.
Güncelleme Tarihi:2022-07-02 11:43:17
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.