Kadınların gebelik dönemini rahat ve mutlu olarak tamamlanmasında egzersiz önemli ve etkin bir rol oynar. Gebelikte oluşabilecek fizyolojik değişikliklere uygun olarak, güvenli, amaca ve kişiye yönelik egzersiz seçimi fizyoterapistlerce yapılmalıdır.
Hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaştığını, günümüzde, şehir insanının yaşam tarzı giderek hareketsizliğin benimsenmesine ve fiziksel aktivitenin sağlık için ne kadar önemli olduğunun anlaşılamamasına neden olmaktadır.
Bu durumu kronik hastalıkların görülme sıklığındaki artıştan anlamak mümkündür. Fiziksel aktivite kavramı insanların çoğunda “spor” yapmak olarak anlaşılmaktadır.
Fiziksel aktivite, günlük yaşamda eklemlerin ve kasların kullanılarak, kalp hızını ve solunumunu artıran, değişik şiddetlerde yorgunluk oluşturan ve belli bir enerji harcaması gerektiren tüm aktiviteleri içerir. Spor aktiviteleri oyunları, gün içindeki farklı aktiviteleri ve egzersizleri de kapsar. Düzenli fiziksel aktivite, hayatın her döneminde yaşam kalitesinin devamlılığı ve arttırılması için vazgeçilmez bir unsurdur.
Gebelik yaklaşık 280 gün veya 40 hafta kadar süren doğal bir süreçtir. Kadınların yaşamları içerisinde deneyimledikleri bu gebelik döneminin, anne adayının vücudunda kalıcı değişikliklere sebep olmadan rahat ve mutlu olarak tamamlanmasında egzersiz önemli ve etkin bir rol oynar. Gebelik sürecinde kas iskelet, solunum, kalp-dolaşım, mide-bağırsak, hormonal, üreme sistemi gibi vücudun tüm sistemlerinde bebeğin ve annenin ihtiyacını karşılamak amacıyla çeşitli değişimler olur. Bu değişimler gebelerde çeşitli şikayetlerin görülmesine neden olur. Fetüsün sürekli öne büyümesi ve kilo alımıyla beraber yer çekimi merkezi öne doğru yer değiştirir ve özellikle kas iskelet sisteminde önemli değişimler olur.
Bu değişimler; “Bel çukurunun ve boyun-sırt eğrilerinin artması”, “Omuz kuşağının zayıflamasıyla duruş problemlerinin oluşması” ve “Karın-bel kasları, kalça kasları ve uterusun ağırlığı ile pelvik taban kasları zayıflaması” olarak sıralanır. Bütün bu değişimler sırt ağrısı, bel ağrısı, kalça ağrısı, pelvik kuşak ağrısı gibi şikayetlerin oluşumuna zemin hazırlar.
Amerika Obstetri ve Jinekoloji Birliği’ne (ACOG) göre, bu değişimlere uyum gösterebilmek ve gebelikte karşılaşılabilecek problemlere en az maruz kalmak adına riskli olmayan gebeler de fiziksel olarak daha aktif olması ve egzersiz yapmasının çok önemlidir. Gebeler sağlık profesyonelleri tarafından fiziksel aktiviteye teşvik edilmeli tıbbi ve obstetrik hastalığı olan gebelerde egzersiz programı ise bireysel olmalıdır.
Gebelikte yalnızca anatomik ve fizyolojik değişimler etkili değildir. Aynı zamanda duygusal, sosyal, psikolojik değişiklikler de fizyolojik uygunluk açısından göz önünde bulundurulması gereken faktörlerdir.
Fiziksel olarak pasif olmayan kadınların doğumunun kolay olduğuna dair çok eskilere dayanan kanıtlar bulunmaktadır. Aristotales, pasif hayat tarzının zor doğumlara sebep olduğunu belirtmiştir. 20. yüzyılın başında egzersiz için açık havada yapılan yürüyüş önerilmekteydi. 1930’larda ise daha aktif egzersiz programlarının temeli atılmaya başlanmıştır. 1940-1960 yılları arasında da benzer uygulamalara devam etti. Günümüzde ise artık daha fazla kadın gebelikte de farklı egzersiz programlarına katılmakta veya yaptıkları sporu devam etmeyi istemektedir. Özellikle gebelik döneminde estetik kaygılar kadınların egzersiz yapma isteğini ve çeşitli egzersiz programlarına yönlenmelerini artırmıştır.
Gebelikte gerçekleştirilen egzersizin yararları:
Bu programın kapsamında olması gerekenler:
Egzersizin sakıncalı olabileceği durumlar:
Egzersizi düzenli yapan gebeler için öneriler:
Yüzme
Suda yapılan egzersizler gebelikte çok yarar sağlar. Suyun kaldırma kuvveti yaralanma riskini azaltır. Anne karnında olan bebekte aşırı ısı yükselmesinin önüne geçilir. Dikkat edilmesi gereken nokta su ısısının annenin derisinin ısısından düşük olmasıdır.
Yürüme
Yürüyüş gebelikte çok tercih edilir. Yürüyüş, yüzde 43’lük bir oranla gebelerin en rağbet ettiği aktivitedir. Düzenli yapıldığında fiziksel ve duygusal olarak anneyi rahatlattığın öne sürülür. Ayrıca aerobik programının yüzde 55’inde haftada 3- 5 kez, 20 dakikalık yürüyüşler doğum ve plasenta ağırlığında artışa sebep olur.
Klinik Pilates – Yoga
Bu aktivite kontrollü solunum, esneklik, postür eğitimi ve gevşeme gibi kısımlardan oluşur. Özellikle duruşta meydana gelen kontrolsüz değişimlerin oluşturduğu şikayetleri azaltmada oldukça etkili yöntemlerdir. Vücut farkındalığının artırılması ile gebelikte ve gebelik sonrasında duruş bozukluklarının önlenmesini sağlar. Vücudun merkezi olarak nitelendirilen diyafram, pelvik taban kasları, karın ve derin bel kaslarının oluşturduğu bölgenin güçlenmesini ve stabilizasyonunu sağlayarak oluşabilecek pelvik kuşak ağrısı, bel ağrısı, diastasis recti (Karın kasının birbirinden ayrılması) riskini azaltmaktadır. Gevşeme ve solunum teknikleri sayesinde doğumu kolaylaştırıcı yönden gebeye destek vermektedir.
Tartışmalı aktiviteler
Ani harekete ve zıplamaya neden olabilecek jimnastik, dans, voleybol, aerobik, vb. aktiviteler fetüste travmaya sebep olabilecek riskleri artırır. Bu aktiviteler, gebelikle birlikte aşırı hareketlenen eklemlerin zarar görmesine sebep olacağından uygunluk konusunda tartışılmaktadır.
Gebelikte tehlikeli aktiviteler
Gebelikte tehlike yaratabilecek aktiviteler şöyle sıralanabilir; hipertermik, hiperbarik ve hipoksik koşullarda yapılan sporlar, uygunsuz postürleri gerektiren ve dengeyi bozan aktiviteler, rekabet gerektiren tüm aktiviteler ve tüm temas sporları önerilmemektedir. Kayak, su kayağı, hokey, sualtı sporları örnek olarak gösterilebilir.
EGZERSİZ ŞİDDETİNİN GEBELİĞE ETKİSİ
“Orta ve hafif şiddette yapılan egzersizin gebeliği sağlıklı geçen anne adayları için yararlı ve anne karnındaki bebeğe de zararsız olduğunu gösteren çalışmalar yapılmıştır.
Herhangi bir rahatsızlık hissetmeden konuşulabilen, kalp atış hızının en fazla 140 atım/dakikaya kadar çıktığı egzersizler, orta düzeydedir. Kadın sağlığı alanında uzmanlaşan fizyoterapistlerin oluşturduğu birliğe (ACPWH- Association of Chartered Physiotherapists in Women’s Health) göre kadınlar, belirli bir kas iskelet rahatsızlığı ya da sakınca yaratabilecek durum için fizyoterapistler tarafından değerlendirilmelidir. Gebelikte oluşabilecek fizyolojik değişikliklere uygun olarak, güvenli, amaca ve kişiye yönelik egzersiz seçimi fizyoterapistlerce yapılmalıdır.
Güncelleme Tarihi:2022-06-28 16:26:04
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.