Cildi oluşturan hücrelerin kontrolsüz ve anormal şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan deri kanserleri, genellikle güneşin ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalan bölgelerde gelişmekte; erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebilmektedir.
Deri kanseri, cildimizi oluşturan hücrelerin normalin dışında, aşırı ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalık temel olarak iki ana gruba ayrılır: En tehlikeli tür olan melanom ve çok daha sık görülen melanom dışı deri kanserleri.
Melanom, cildimize rengini veren ‘melanosit’ isimli hücrelerin kontrolden çıkmasıyla oluşur. Diğer deri kanserlerine göre daha az görülse de maalesef bu hastalık grubunda yaşam kayıplarının çok büyük bir kısmı melanomdan kaynaklanır.
Melanom aniden, hiçbir uyarı vermeden normal deri üzerinde (Saçlı deri, tırnaklar veya ağız içi dahil) çıkabileceği gibi, mevcut bir ben üzerinden de gelişebilir. Kadınlarda en sık bacaklarda, erkeklerde ise en sık sırt bölgesinde görülür.
Derideki bir leke veya kabarıklığın aşağıdaki özellikleri taşıması durumunda mutlaka bir dermatoloğa (Cildiye uzmanına) görünmesi gerekir.
* Simetrik değilse: Benin bir yarısı diğer yarısına benzemiyorsa,
* Kenarları düzensizse: Kenarlar girintili çıkıntılı veya bulanıksa,
* Renk karmaşası varsa: İçinde siyah, kahverengi, pembe veya mavi gibi farklı renk tonları barındırıyorsa,
*Çapı büyükse: 6 milimetreden (Yaklaşık bir kurşun kalem arkasındaki silgi kadar) büyükse.
En etkili tedavi yöntemi erken dönemde fark edilen lezyonun cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Halk arasında yaygın olan ‘Bıçak değerse kanser azar’ inanışı kesinlikle yanlıştır. Aksine, şüpheli bir benin çıkarılıp patolojide incelenmesi hayat kurtaran tek yoldur.
Bu kanser grubu, toplumda en yaygın görülen kanser türüdür. Genellikle güneş ışığına en çok maruz kalan bölgelerde gelişir.
Melanom dışı kanser türleri:
* Bazal hücreli karsinom (BHK): En sık görülen türdür. Genelde deri renginde, parlak kenarlı, küçük bir kabartı olarak başlar. Zamanla yara haline gelebilir, kanayabilir veya kabuklanabilir. Çok yavaş büyür ve başka organlara yayılma ihtimali neredeyse yoktur; ancak tedavi edilmezse derinleşerek alt dokulara ciddi hasar verebilir.
* Skuamöz hücreli karsinom (SHK): Genellikle baş, boyun, kulak, dudak ve el sırtı gibi güneş gören yerlerde olur. Bazal hücreliye göre daha kabarık ve kabukludur. Tedavi edilmezse lenf bezlerine veya uzak organlara yayılma riski vardır ve bu durum hayati tehlike oluşturabilir.
* Aktinik keratoz (Kanser öncüsü): Tam bir kanser değildir ancak tedavi edilmezse Skuamöz Hücreli Karsinoma dönüşme potansiyeli taşır. Güneş gören yerlerde sert, pürtüklü, pembe veya kahverengi lekeler şeklindedir.
*Açık tenli olmak: Açık tenli, renkli gözlü, sarı veya kızıl saçlı olanlar ve güneşte bronzlaşmak yerine hemen kızaran kişiler daha yüksek risk altındadır.
*Güneş yanığı geçmişi: Özellikle çocukluk çağında geçirilen şiddetli ve su toplayan güneş yanıkları, ileride deri kanseri riskini büyük ölçüde artırır.
*Ben sayısı: Vücudunda 50’den fazla beni olanlar veya doğuştan çok büyük beni olanlar daha dikkatli olmalıdır.
*Solaryum ve UV ışınları: Uzun süre güneş altında vakit geçirmek veya bronzlaşmak amacıyla solaryuma girmek en önemli risk faktörlerinden biridir.
*Zayıf bağışıklık: Organ nakli yaptıranlar veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlarda risk daha fazladır.”
Deri üzerinde görülen belirtilerin iyi takip edilmesi gerekir. Deri üzerinde zaman zaman açılıp kapanan, iyileşmeyen bir yara varsa, mevcut bir kabartı veya leke hızla büyüyorsa, şeklinde veya renginde değişiklik fark ediliyorsa vakit kaybetmeden bir dermatoloğa başvurulmalıdır. Hekimler, dermoskop adı verilen özel bir büyüteçle bu lekeleri detaylıca inceleyerek doğru tanıyı koyabilirler.
Deri kanserinden korunmanın en temel yolu güneşten korunmaktır. Her ay düzenli olarak ayna karşısında kendinizi kontrol etmeniz önerilir. Boy aynası ve el aynası yardımıyla saçlı deriden ayak parmak aralarına kadar tüm vücudunuzu incelemek sadece 5 dakikanızı alır.
Sonuç olarak; deri kanserleri görünür bölgelerde başladığı için erken tanı şansı çok yüksektir. Erken yakalanan bir kanserde tam iyileşme mümkünken, geç kalınması durumunda hastalık hayati tehdit oluşturabilir.
Eklenme Tarihi:2026-07-30 13:15:12
Güncelleme Tarihi:2026-07-30 13:15:12
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.