Kış aylarında el ve ayak bileği kırıkları başta olmak üzere, düşmelere bağlı kırık ve çıkık vakalarında artış yaşanmaktadır.
Ayak bileği eklemi travmaya en fazla uğrayan eklemlerden biridir. Diğer taraftan özellikle kış aylarında soğuk, buz, karlanma gibi durumlarda sporculardan daha çok orta ve ileri yaş hasta gruplarında da ayak bileği kırılmalarıyla sık karşılaşmaktayız.
Ayak bileği kırığı, kış aylarının korkulu rüyalarından biridir karlı ve buzlu havalarda dikkatli olunmalıdır.
Ayak bileği kırığı nasıl oluşur?
Ayak bileği kırığı durumlarında hasta daha çok ayak bileğinde bir burkulma, kayma veya düşme tarzı bir travmadan yakınır. Ancak bu, yüksek enerjili bir travma değildir. Yani bu kırıklar bir trafik kazası ya da savaş yaralanması kadar yüksek enerjili travma gerektirmeyen, daha çok basit ve orta enerjili travmalarla oluşan kırıklardır.
Hasta genellikle koşarken veya yerlerin buzlu olması nedeniyle dikkatsizlik sonucu kayarak burkulma gibi ters hareketler neticesinde ayak bileğinden bir ses geldiğinden şikayet eder, özellikle hastalar bu şikâyetlerle hastanelerin acil servislerine başvurur.
Röntgen ile birlikte kırık tanısı konulabilir
Hastaların ayak bileklerinde kanamaya bağlı bir ödem ve şişlik meydana gelir. Şişlikle beraber, hasta ayak bileğini oynatamaz. Muayenede ayak bileğindeki ödemin ne kadar olduğunu ve bu ödemden ayak bileğinin beslenmesinin yani damarsal yapısının ne kadar etkilediğini değerlendiririz. Ancak bunlar çok yüksek enerjili travmalar olmadığı için genellikle beraberinde damar-sinir yaralanması görülmez. Daha sonra bir röntgen filmi çekmemiz gerekir ki, bu kırıkları değerlendirmede yeterli olur. Sonuca göre direkt kırık tanısı konulabilir.
İleri yaş kırıklarında hasar çok olur
Hastanın yaşı kırıkların iyileşmesinde önemli bir faktördür. Ayak bileği çevresi kırıklarında, özellikle hastanın yaşı ileriyse, travma her ne kadar minör, orta derecede ya da düşük şiddette olsa da gerek ileri yaşın vermiş olduğu kemik erimesine, gerekse bağların dejenerasyonuna bağlı olarak, daha çok ayrılmış kırıklarla karşılaşılır.
Bu kırıklardaki ayrılma eklem çevresinde kapsülün yırtılması anlamına gelebileceği gibi, yine ayak bileği ekleminin yarı çıkık veya çıkık hale gelmesine kadar gidebilen sonuçlar da doğurabilir, bu durumda cerrahi tedavi gerekecektir.
Çünkü bu kırıklar ne kadar yerine oturtulsa da yani kapalı olarak yerine yerleştirilse de, instabil olduğu için diğer bir ifade ile bunları tutan herhangi bir mekanizma olmadığından bu kırıklar tekrar ayrılacaktır. Ya da diyelim ki kırıklar yerine oturdu ve ayrılmadı. Bu durumda da kırıklar arasına girebilecek kemik zarı ve yumuşak dokular dolayısıyla kaynama oluşması düşük bir olasılıktır. Tüm bu olumsuzluklar göz önünde tutulduğunda cerrahi uygun seçenektir.
Ayak bileği çevresi kırıkları ameliyatları, genelde yaşlı hastalara ameliyathane ortamında rejiyonal anestezi dediğimiz belden iğne yapılarak, bacak uyuşturularak uzun süreli olmayan cerrahiler şeklinde uygulanır. Ameliyat sonrasında uygun bakımla ve hekimin söyledikleri uygulandığı takdirde iyi bir sonuç alınır.
El bileği kırığı nasıl oluşur?
Kış aylarında çok sık karşılaşılan sorunlardan biri de el bileği kırıklarıdır. El bileği kırıkları genelde, kaygan zeminde el bileğinin üzerine düşülmesi sonrasında meydana gelir. İleri yaş hastalarda ciddi derecede kemik erimesine bağlı parçalı kırıklar şeklinde görülür ve bu durum da genellikle cerrahi olarak tedavi edilir.
El bileğinde kırık meydana gelen hastalar acil servise başvururlar. Ayak bileğindeki gibi el bileğinde de ödem ve şişlik kendini gösterir. Bu ödem ve şişlikle birlikte el bileğindeki damar-sinir yapısı da muayene edilir. Ama majör enerji gerektiren bir travma olmadığı için çoğunlukla damar-sinir yaralanmasıyla beraberliği görülmez. Tanı koymak kolaydır. Röntgen filmi çekilerek kırık kolayca tespit edilebilir. Ama kırık eklem içine uzanıyorsa, eklem içini değerlendirmek amaçlı bilgisayarlı tomografi tetkikinden faydalanmak gerekebilir.
El bileği kırıklarında yapılacak tedavi, basit kırıklarda alçı tedavisi, daha ileri kırıklarda ise cerrahi tedaviyle sonuçlanabilir. Korkumuz; ciddi ostereproz dediğimiz kemik erimesi olan hastalarda meydana gelecek parçalı el bileği kırıklarında, alçı tedavisi sonrasında, bu kırığın alt yapısında temel yetersiz olduğundan gözlenebilecek çökme riskidir. Bu durumda ‘yanlış kaynama’ dediğimiz istenemeyen bir sonuç meydana gelir. ‘Radius’ dediğimiz eldeki büyük kemikte genellikle bir çökme ortaya çıkar. Bu sebeple de ileri yaş kemik erimesi olan hastalarda daha çok cerrahi yönünde bir seçim yapılır.
Radiusun kendi uygun uzunluğunda kaynaması çok önemlidir. Çünkü yanlış kaynamalarda, daha sonra el bileğinde oluşabilecek ağrıların tedavisi imkânsız bir hale gelir. Burada uygun tedavi yapmak gerekir. İlk etapta parçalı kırıkta çökme oluşmasın diye yapılacak ameliyat, hastanın sadece kolunu uyuşturarak ve kapalı yapılan basit cerrahilerdir. Genelde açık cerrahi bunlarda uygulanmaz. Kırığın uzunluğu tespit edilerek ve uygun şekilde kaynaması sağlanarak, ileride oluşabilecek ağrı problemleri ortadan kaldırılır.
Kış aylarında kırık vakaları sıklıkla görülür
Kış aylarında en fazla el ve ayak bileği kırıkları görülür. Yaz aylarında veya kaymanın meydana geldiği zeminin stabil olduğu durumlarda el bileği ve ayak bileği kırıkları sıklıkla genç sporcularda ortaya çıkarken, kış aylarında hasta grubu gençlerden daha çok yaşlılara doğru kaymaktadır. Yaşlı hastalar bir denge problemi, nörolojik problemler ya da farklı rahatsızlıklar yaşadığından yürürken baston gibi bir desteğe ihtiyaç duyarlar.
Bu da bu hasta grubunun normal yürüyüşlerin daha da zorlanarak yapmalarına neden olur. Bir de zeminin kaygan olması yürümeyi iyice zorlaştırır. Sonuçta kaygan zeminde kayıp düşme ayak bileğinde ya da el bileğinde kırıklara neden olabilir. Tabi ki diğer kemiklerde de kırıklar, incinmeler ortaya çıkabilir. Fakat bizim kış aylarında en fazla gördüğümüz kırıklar, el bileği ve ayak bileği kırıklarıdır.
Güncelleme Tarihi:2022-07-04 10:59:11
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.