• KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM /

İleri kadın yaşı ve fertilite (Gebe kalabilme)

Kadının eğitim düzeyinin artması, iş hayatında daha çok yer alması gibi faktörlerin ileri yaş gebeliğinde etkili olduğu görülmektedir. Bu nedenle ileri yaş gruptaki kadınların çoğu, fertilitenin değerlendirilmesi ve tedavisi için Tüp Bebek Merkezimize başvurmaktadır.

BİYOLOJİ VE FERTİLİTE

Kadınlarda fertilite zaman içerisinde kademeli olarak azalır, önemli ölçüde azalma ise 32 yaşında başlayıp, 37 yaşından sonra daha da hızlanır.

Eğitim ve fertilite üzerine yaşın etki derecesi gebelik isteyen hastalar için oldukça önemli bir konudur. Fertiliteyi etkileyebilecek hastalıkların yaşla birlikte daha sık görülmeye başlaması, gebelik kaybı riskinin artışı göz önüne alındığında, 35 yaş üstü kadınların 6 ay içerisinde gebelik elde edememesi durumunda vakit kaybetmeden tetkikleri, tanı ve tedavileri planlanmalıdır. 40 yaş üstü kadınlar için bu süre daha da kısa tutulmalıdır.

Ek olarak, geçirilmiş pelvik cerrahisi (Özellikle yumurtalıkları içeren), endometriozis (Çikolata kisti), kemoterapi, radyoterapi, pelvik enfeksiyonları ve bilinen erkek infertilite faktörü varsa değerlendirmeye daha erken başvurmaları önerilir.

Fertilitenin zamanla azalması birden fazla etkene bağlıdır. Kadınlar belli sayıda folikül dediğimiz yumurtacıkla doğarlar, zamanla folikül sayısında azalma başlar. Artan yaşla birlikte yumurta hücresinin olgunlaşmasını sağlayan bölünme süreçlerinde yaşanan olumsuzlukların artışı, yumurta kalitesini azaltmakta olup, buna bağlı kromozomal anomalili gebelik riski de artmaktadır.

Sonuçta daha az fertilite oranı ve artmış düşük ya da gebelik kaybı ile karşılaşılmaktadır. Ayrıca sigara, sağlıksız yaşam şekli (Hava kirliliği, sağlıksız beslenme, alkol, kimyasal maruziyeti vb.), kronik hastalık varlığı (Diyabet, hipertansiyon) gibi etkenler, yumurta kalitesini, over rezervini (Döllenebilecek yumurta sayısını) ve bir bebeğe sağlıkla ulaşabilmeyi olumsuz etkilemektedir.

Tüp bebek tedavisi uygulanmış hastaların ele alındığı toplumsal bir çalışmada, bu hastaların canlı doğum oranlarına bakıldığında, 35 yaş altında yüzde 52, 35-37 yaş aralığında yüzde 37, 38-40 yaş aralığında yüzde 24 ve 40 yaş üstünde yüzde 8 olarak belirtilmiştir.

Over (Yumurta) rezervini değerlendirmek için hangi testler kullanılır?

Yumurta rezervini değerlendirmek için aşağıdaki testler kullanılır:

  • Âdetin ilk 3 günü içerisinde bazal hormon değerlendirmesi,
  • Anti müllerian hormon (AMH) seviyesi,
  • Ultrason ile antral folikül (Yumurtlama dönemine girebilecek yumurtalar) sayımı.

Tedavi seçenekleri nelerdir?

Tedavi yönteminin belirlenmesinde, elde edilen test sonuçlarının yanı sıra sosyal ve ekonomik durum da göz önünde bulundurulur. İleri yaş kadının over rezervi yeterli, diğer fertilite testlerinde anormallik yoksa (Tüpler açık, erkekte sperm sorunu yok), sosyal ve ekonomik durumu uygun ise diğer tedavi yöntemlerine göre tüp bebek tedavisiyle gebelik şansı daha yüksek olduğu için öncelikle önerilmektedir. Ancak sosyal ve ekonomik şartları tüp bebek tedavisi için uygun değilse; Klomifen Sitrat gibi ağızdan alınan hap tedavileri yerine, gonadotropin adını verdiğimiz iğne tedavileri ile yumurta geliştirip, aşılama tedavisi ile daha etkin şekilde gebelik elde edilmesi denenebilir.

Kadının yaşına göre tüp bebek tedavisi sonrası gebelik etme başarısı ortalama yüzde kaçtır?

Tüp bebek tedavisi, yumurtalıkların hormonal olarak uyarımı, yumurta (Oosit) toplanması, oosit döllendirilmesi ve embriyonun rahim içine transferi basamaklarını içermektedir.

Artan kadın yaşının canlı doğum oranı üzerine negatif etkisi bulunmaktadır. Bunu daha iyi anlayabilmek için, 2006 yılında tüp bebek tedavisi yapılan 99.199 hastanın değerlendirildiği bir çalışmanın sonuçları şu şekildedir:

Şekil-2’de; kadın yaşı 35’ten küçük, 35-37 arası, 38-40 arası, 41-42 arası, 42 üstü olacak şekilde gruplandırılmış olup, dikey eksende ise yüzdelik dilim karşılığı verilmiştir. Retrieval (Oosit elde edilen hasta oranı), Transfer (Embriyo transferi aşamasına ulaşan hasta oranı), Pregnancy (Gebe kalan hasta oranı), Live Birth Rate (Canlı doğum oranı) olarak tanımlanmaktadır.

Buna göre;

  • 35 yaş altı grupta, hastaların yüzde 92’sinden oosit elde edilmiş, yüzde 87’sine embriyo transferi uygulanmış, yüzde 45’i gebelik elde etmiş, yüzde 39’u canlı doğumla sonuçlanmıştır.
  • 35-37 yaş arası grupta, hastaların yüzde 89’undan oosit elde edilmiş, yüzde 82’sine embriyo transferi uygulanmış, yüzde 37’si gebelik elde etmiş, yüzde 30’u canlı doğumla sonuçlanmıştır.
  • 38-40 yaş arası grupta, hastaların yüzde 86’sından oosit elde edilmiş, yüzde 77’sinde embriyo transferi uygulanmış, yüzde 28’i gebelik elde etmiş, yüzde 21’i canlı doğumla sonuçlanmıştır.
  • 41-42 yaş arası grupta, hastaların yüzde 82’sinden oosit elde edilmiş, yüzde 71’inde embriyo transferi uygulanmış, yüzde 18’i gebelik elde etmiş, yüzde 11’i canlı doğumla sonuçlanmıştır.
  • 42 yaş üstü grupta, hastaların yüzde 79’undan oosit elde edilmiş, yüzde 63’ünde embriyo transferi uygulanmış, yüzde 9’u gebelik elde etmiş, yüzde 4’ü canlı doğumla sonuçlanmıştır.

Gelecekteki hedefler nelerdir?

Fertilitenin korunmasında yaşın fertilite üzerindeki etkisinin toplumun genel eğitiminde yer alması, doğum kontrolü ve gelecek planlama farkındalıkları açısından olumlu katkılar sunabilir.

Öte yandan teknolojinin katkısıyla birlikte, yaşın etkisini azaltabilmek amacıyla embriyo ya da oosit dondurma seçenekleri de düşünülebilir. Ancak, oosit dondurma için ülkemizde yasal açıdan medikal gereklilik hali şart olup, yurtdışı bazı ülkelerde bu şart olmadan kadının talebi üzerine uygulanabilmektedir.  Hastalarımızı değerlendirirken, European Society of Human Reproduction and Embryology (ESHRE) 2021 yılında yayımladığı kriterleri göz önünde bulunduruyoruz.

Azalmış over rezervi diyebilmek için üç kriterden ikisinin varlığı gerekmektedir.

Bunlar:

  • İleri yaş (40 yaş ve üzeri) ya da diğer risk faktörleri,
  • Daha önce yumurta geliştirmede zayıf yanıt vermiş (Tüp bebekte 3 ya da daha az oosit),
  • Anormal over rezerv testi (Antral folikül sayımı 5’ten az ya da AMH değeri 1.1 ng/mL’den az).

KAYNAKLAR:

(1) (American College of Obstetricians and Gynecologists Committee on Gynecologic Practice, Practice Committee of the American Society for Reproductive Medicine Obstet Gynecol. 2014;123(3):719. )  

(2)  Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Assisted Reproductive Technology (ART) Data. 2020. Available: https://nccd.cdc.gov/drh_art/rdPage.aspx?rdReport=DRH_ART.ClinicInfo&rdRequestForward=True&ClinicId=9999&ShowNational=1 (Accessed on July 16, 2023

(3) Letrozole, Gonadotropin, or Clomiphene for Unexplained Infertility.  Diamond MP, Legro RS, Coutifaris C, Alvero R, Robinson RD, Casson P, Christman GM, Ager J, Huang H, Hansen KR, Baker V, Usadi R, Seungdamrong A, Bates GW, Rosen RM, Haisenleder D, Krawetz SA, Barnhart K, Trussell JC, Ohl D, Jin Y, Santoro N, Eisenberg E, Zhang H, NICHD Reproductive Medicine Network N Engl J Med. 2015;373(13):1230

 

Sosyal Medya

Güncelleme Tarihi:2025-04-14 15:14:45
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.