İnmelerin çoğunluğu iskemik (Beyin damarlarında pıhtılaşma veya kalpten emboli yoluyla beyin damarlarında tıkanma) nedenlidir. İnme vakalarının oluşumu birçok farklı nedene bağlıdır. İnmeye neden olan risk faktörlerini bilmek ve farkında olmak, önemli bir toplum sağlığı hedefidir.
Amaç, toplumlar için sosyal ve ekonomik yük olan, hastalar için engellilik oluşturan bu hastalığın görülme sıklığını azaltmaktır.
İnmede risk faktörlerinin ve bunlardan hangilerine karşı korunabilir olduğumuzun bilinmesi hastalığın görülme sıklığının azalması için belirleyicidir.
Risk faktörleri değiştirilebilir ve değiştirilemez olarak iki gruba ayrılır.
Yaş, ırk, cinsiyet, ailede inme ve/veya geçirilmiş inme öyküsü varlığı ve bazı genetik hastalıklar iskemik inmeye yatkınlığı artırır. Bu kişilerin beslenme, egzersiz gibi günlük yaşam aktivitelerinde sağlıklı tercihler yapmaları; kendilerinde değiştirilebilir risk faktörlerinin olup olmadığını kontrol ettirmeleri ve önerilen tedavilere uymaları, yatkınlıkları olsa bile iskemik inme riskini mümkün en alt seviyede tutmalarını sağlar.
Yaş: İnme her yaşta görülebilir, ancak 65 yaş üzerinde çok daha sıktır.
Irk: Tek başına belirleyici faktör olamasa da inmeye yatkınlık ırka göre değişkenlik gösterebilir.
Cinsiyet: Genç yaşlarda inme erkeklerde daha sıktır, tüm yaşlarda ise kadınlarda daha sıktır. Doğum kontrol hapı (Kombine oral kontraseptif) kullanan ya da hormon replasman tedavisi alan kadınlar inme açısından daha yüksek risklidir. Hamilelik ve doğum sonraki ilk haftalarda da kadınlar için risk artmaktadır. Gebelik süresince yüksek kan basıncı olan hastalar, hayatın ilerleyen yıllarında inme için daha yüksek risklidirler.
Öyküde inme veya geçici iskemik atak varlığı: İnme ya da geçici iskemik atak geçirmiş bir hastanın geçirmemiş bireylere kıyasla iskemik inme riski belirgin daha yüksektir. Bir aile üyesi özellikle daha genç yaşlarda felç geçirmişse o bireyin de felç geçirme riski daha yüksek olacaktır.
Genetik: Hiperhomosisteinemi, orak hücreli anemi ve vücuttaki pıhtılaşma faktörlerinin fazla düzeyde olduğu bazı genetik hastalıklar pıhtılaşma; kalp hastalıkları da emboli yolu ile erken yaş inmelerine yol açabilir. Genç yaşta görülen, nedeni bulunamayan inmelerde genetik hastalıkların araştırılması ve akılda tutulması önemlidir.”
İnmede, korunma yollarına dikkat ederek inme geçirme olasılığının azaltılabileceği risk faktörleri de vardır. Bunlar; hipertansiyon, atriyal fibrilasyon ve diğer kalp hastalıkları, diyabetes mellitus, hiperlipidemi, beyni besleyen büyük arterlerin hastalığı, kötü beslenme alışkanlıkları ve obezite, hareketsiz yaşam, obstrüktif uyku apnesi varlığı, sigara kullanımıdır.
Hipertansiyon: Önemli değiştirilebilen risk faktörlerinin başında yüksek kan basıncı vardır. Klinik gözlemlerimizin yanında yapılan çalışmalar da hipertansiyonu olan her üç kişiden birisinin tansiyonunun varlığından haberi olmadığını göstermiştir. Bu nedenle tansiyon ölçümü ve taramaları önemlidir.
Kalp hastalıkları: Atriyal fibrilasyonu olan bireylerde inme görülme sıklığı 4 kat artmıştır. Kalp krizi geçirmiş hastalarda sağlıklı bireylere oranla inme riski daha yüksektir. Kalp yetmezliği, koroner kalp hastalığı ve kalp kapak hastalıklarının varlığı, bireylerde inme riskini arttırır. Kardiyak belirtilerin (Çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi) ve bir ritim bozukluğunun varsa tespit edilmesi hayati önem taşır. Kapak hastalıklarının doğal seyrinde ve kalp kapak cerrahisi geçirmiş hastalarda inme riski artar. Bu risk özellikle mitral kapak darlığı (Kapak lezyonunun şiddetliyle orantılı) ve mekanik mitral kapağı olan hastalarda çok yüksektir. Bu hastalarda atriyal fibrilasyon da eşlik ediyorsa risk en yüksek seviyededir. Bu nedenle hastaların koruyucu düzenli tedavi almaları ve kontrollerini yaptırmaları gereklidir. Kalbe yapılan bazı cerrahi girişimsel işlemler (Kalp kapakçığı operasyonu gibi) sonrasında da inme geçirme riski akut ve kronik dönemde artmaktadır.
Diyabetes Mellitus: Kontrolsüz diyabetes mellitus varlığı da bireylerin damar yapısında değişiklikler oluşturarak inmeye zemin hazırlar. Bu hastalıkta damar duvarında hasar oluşumu damarlarda plak gelişmesine yatkınlık yaratabilmektedir. Bu nedenle hastaların periyodik hekim takipleri, ilaçlarını düzenli kullanmaları, sağlıklı beslenmeleri ve önerilen diyetlere uymaları büyük önem taşımaktadır.
Hiperlipidemi: Bu hastalıkta kolesterol düzeyleri kontrolsüz, yüksekse damar duvarı yapısı bozulur ve kan akımı azalır, iskemik inme riski artar. Kolesterol düzeyini düşüren ilaçlar (Statinler) ve diyet hiperlipidemi kontrolünün sağlanmasında önemlidir.
Beyni besleyen büyük damarların hastalıkları: Ateroskleroz zemininde damar duvarında yağlı birikintilerin (Plakların) oluşması yoluyla beynimize kan taşıyan büyük damarlar tıkanabilir. Bu hastalık uzun süreler boyunca hiçbir klinik belirti vermeyebilir, hastada geçici iskemik atak veya felç oluşturabilir. Fizik muayene ve yardımcı radyolojik görüntüleme yöntemleri ile erken teşhis bu hastalıkta oldukça önemlidir.
Beslenme alışkanlıkları: Doymuş yağ, trans yağ ve kolesterol oranı yüksek diyetler, kan kolesterol düzeylerini arttırır, tuz oranı fazla olanlar kan basıncını yükseltir. Kalorisi yüksek, işlenmiş ve şekerli besinler de glukoz regülasyonunu bozarak obeziteye yol açabilir. Bu besinlerden kaçınmak ve sağlıklı beslenmek önemlidir.
Diğer nedenler: Uyku apnesi varlığı hastalarda gece uyku sırasında düşük oksijen seviyelerine ve yüksek kan basıncına neden olarak inme riskini arttırabilir. Sigara, damar yapısına zarar vermektedir. Sigaranın bırakılmasında bağımlılık/ilaç tedavileri ve davranış terapileri uygulanabilir.”
İnmeden korunabilmek veya inmeye yakalanma ihtimalini azaltabilmek için WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ve diğer bilimsel cemiyetlerce faydası kanıtlanmış bazı yaşam biçimi değişiklikleri vardır.
Hipertansiyonu, diyabeti, hiperlipidemiyi kontrol altında tutmak, önerilen tedavilere uymak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, sigara kullanmamak, kilo kontrolünü sağlamak ve düzenli egzersiz yapmak bu önerilerin başlıcalarıdır.
İyi bir beyin sağlığı için yapılan fiziksel egzersizler (Yürüyüş, jimnastik, yoga gibi), inme de dahil birçok nörolojik hastalıkta faydalıdır. Yorgunluk yaşayan, uzun egzersiz yapamayan hastaların egzersiz sürelerini ikiye bölerek mola vererek devam etmeleri önerilmiştir.
Güncelleme Tarihi:2025-01-13 11:16:59
**İçeriklerimiz hastane hekimlerimiz tarafından bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.